Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3002 E. 2023/82 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3002
KARAR NO : 2023/82
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.01.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı … vekilleri Av. …, Av. İhsan Durmuş ile karşı taraftan davacılar vekili Av. Arif Serhat Şahan geldiler. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı …’in dava konusu 734 ada 40 (695 ada 76) parsel sayılı taşınmazı 17.09.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satın alarak taşınmaz üzerine 5 katlı 12 daire ve dükkandan oluşan bina inşaa ettiğini, bu daire ve dükkanlardan 1, 3, 4, 4, 5, 6, 7, 8 numaralı daireleri gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleriyle, 2 numaralı daireyi harici satış sözleşmesiyle, 9 numaralı daireyi ise şifahi sözleşmeyle müvekkillerine satmayı vadettiğini, satış bedellerinin ödendiğini ve müvekkillerinin kaba inşaat olarak aldıkları daireleri tamamlayarak kullanmaya başladıklarını, davalı …’in kat irtifakı ve kat mülkiyeti işlemlerini tamamlamaması nedeniyle müvekkillerinin tapularını alamadığını, davalı …’in taşınmazın tapusunu 29.12.1997 tarihinde satış yoluyla alarak 29.12.1997 tarihinde davalı …’ye muvazaalı olarak devrettiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkillerine düşecek arsa payının müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Vaad alacaklısı Mustafa Ülger mirasçısı Serbay ve Sinem vekili, müvekkillerinin davacı … yanında davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı …’in dava konusu 734 ada 40 parsel sayılı taşınmazda yapılmakta olan 11 numaralı dükkan ile ilgili olarak Çorlu 2. Noterliği, 28.07.1995 tarih ve 11773 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesini düzenlediklerini, satış bedelinin ödendiğini ve dükkanın müvekkiline teslim edildiğini ancak, davalı …’in taşınmazın tapusunu devretmediğini, müvekkilinin davalı …’in taşınmazı 29.12.1997 tarihinde muvazaalı olarak davalı …’ye devrettiğini öğrendiğini belirterek, 11 numaralı dükkanın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 11 numaralı dükkan bedelinin tespit edilerek şimdilik 25.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 29.12.1997 tarihinde tapuda satın aldığını, satış tarihinde tapuda herhangi bir şerh bulunmadığını, müvekkilinin davacılara yapılan satıştan haberdar olmadığını, davacıların işgalci olduklarını, kaba inşaatı davacıların bitirmediğini, inşaatın müvekkili taşınmazı satın aldıktan sonra bitirildiğini, daha sonra davacıların taşınmazı işgal ettiklerini, yazılı veya sözlü sözleşmelere dayalı olarak hak iddia edildiğini, bir kısım satış vaadi sözleşmesinin müvekkilinin taşınmazı tapuda devraldıktan sonra düzenlendiğini, kaba inşaatta, kat irtifakı bile kurulmamış taşınmazda satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, bina 45 parsel sayılı taşınmaza taşkın olunca yıkılmasının gündeme geldiğini, müvekkilinin bu parsel maliki ile anlaşarak tevhid ve ifraz işlemi yaptırdığını, bu nedenle müvekkilinin her iki parsel için para ödediğini, bu işlemden sonra taşınmazın büyüdüğünü, davacılar Nermin, Yüksel ve Sevgin ile yapılan satış vaadi sözleşmesi bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2013 tarihli ve 2011/438 Esas, 2013/134 Karar sayılı kararıyla elatmanın önlenmesi ve ecrimsil istemlerine ilişkin asıl davanın reddine; birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli ve 2013/16547 Esas, 2014/4648 Karar sayılı ilâmıyla gerekçeli kararla kısa kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2015 tarihli ve 2014/474 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararı ile elatmanın önlenmesi ve ecrimsil istemlerine ilişkin asıl davanın reddine; birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarihli ve 2016/4088 Esas, 2017/1158 Karar sayılı ilâmıyla birleştirilen dosyanın davacıları (asıl dosyaların davalıları) tüketiciler yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi hâlde, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması ve asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası ile birleştirilen davaların ayrılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası ile temyize konu asıl ve birleştirilen dava tefrik edilerek, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında yapılan taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu, edimler ifa edildiğinden sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, taşınmazda henüz kat irtifakı kurulmadığından arsa payının tesciline karar verildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirlen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazların harici satışının geçersiz olduğunu, davanın ispatlanamadığını, her bir davacının hukuki durumunun ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacı …’ün vaad alacaklısı Mustafa’nın tek mirasçısı olmadığı hâlde sadece adı geçen davacı adına tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, davacıların bağımsız bölüm aldıklarını iddia etmelerine rağmen arsa payının tesciline karar verildiğini, eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’nin harici sözleşmelerin geçersizliğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki savunmasının hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralına aykırılık teşkil edip etmediği, davalı …’in davalı …’ye yaptığı devrin muvazaalı olup olmadığı, davacıların arsa payının tescilini talep edip edemeyecekleri noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı ilâmı ile 24.04.1978 tarihli ve 1978/3 Esas ve 1978/4 Karar sayılı ilâmı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.02.2020 tarihli ve 2017/2618 Esas, 2020/184 Karar sayılı ilâmı, Türk Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalı …’dan alınarak davacılara verilmesine

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.