Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3016 E. 2022/128 K. 05.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3016
KARAR NO : 2022/128
KARAR TARİHİ : 05.01.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/12/2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Yeşilyurt Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; dava konusu 5850 ve 5852 kadastral parsellerin maliki olduğunu, davalı tarafından taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı Kanunun 18. madde uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda 153 ada 3 ve 5 parsellerde bağımsız mülkiyet, 15 parselde ise paylı mülkiyet tesis edildiğini, imar parsellerinin dayanağı oluşturan idari işlemin idari yargı yerinde iptal edildiğini ve böylece sicil kaydının TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğünü ileri sürerek; bu kısmın tapusunun iptali ile adına tescili, kadastral parsellere elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.11.2011 tarih, 2011/9871 Esas, 2011/11646 Karar sayılı ilamı ile “..Denizli İdare Mahkemesinin “imar şuyulandırma işleminin iptaline” dair verdiği kararın kesinleştiği gözetilerek taraf delillerinin toplanarak karar verilmesi gerektiği…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 13.06.2014 tarih, 2013/13139 Esas, 2014/8299 Karar sayılı ilamı ile “… hükmün infaza elverişli olduğu söylenemez. Yasal düzenlemeye uygun olarak açık, şüphe uyandırmayacak kapsamda hüküm kurulması gerekir…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen üçüncü karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih, 2016/8779 Esas, 2018/9012 Karar sayılı ilamı ile “… imar parsellerinin kadastral parsel üzerinde oluşan kısımlarının iptaline karar verilmelidir…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
3194 sayılı Yasa’ya eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.