Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3088 E. 2021/4002 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3088
KARAR NO : 2021/4002
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 30.10.1964 tarihinde vefat eden müvekkilinin mirasbırakanı …’un hatalı olan Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/233 Esas 2011/185 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19/09/2018 tarih, 2016/6185 Esas ve 2018/5817 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı … Yılmaz vekili, kararı temyiz etmiştir.
Mirasçılık belgesinin iptali halinde, hukuksal durumlarının etkilenmesi sözkonusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi, yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yönlendirilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerekir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda, iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olan 17699186298 Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı … ve 16.12.2018 tarihinde ölen davalı …’in mirasçılarından Nilgün Geyik davaya dahil edilmeden ve taraf koşulu gerçekleştirilmeden karar verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden karar verilmesi usul hükümlerine aykırıdır.
O halde mahkeme tarafından öncelikle iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendisine pay verilen kişiler davaya dahil ettirilmeli, davadan sonra öldüğü anlaşılan kişiler var ise bunların tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi varsa taraflardan istenilerek getirtilmeli, belirlenecek mirasçıları da davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa başkaca da delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçıları düzenlenen muris … olup ( Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/233 Esas, 2011/185 Karar sayılı dosyadaki nüfus kaydına göre) ölüm tarihi 28.06.1973’tür. Ancak davacıların mirasçısı olduğunu iddia ettikleri nüfusa kayıtlı muris ise … (nüfusta soyadı yazılı değildir) olup ölüm tarihi 30.10.1964’tür. Mahkemece her iki mirasbırakanın aynı kişi olduğunun ne suretle belirlendiği gerekçelendirilmemiştir. 30.10.1964 tarihinde bekar ve çocuksuz ölen mirasbırakan …’nın nüfus kaydında kardeşleri olarak Sabire ve Şehriban kayıtlıdır, mahkemece murisin diğer kardeşleri olarak kabul edilen …, …ve…ile bağının hangi delillere göre kabul edildiği de gerekçelendirilmemiştir. İptali istenen mirasçılık belgesine ilişkin Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/233 Esas, 2011/185 Karar sayılı dosyada 10.12.2011 tarihli bilirkişi …raporunda nüfus kaydında mevcut olmayan irs bağlarının tespitine yer verilmiş ve raporda Malatya Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.12.1975 tarih, 1975/ 1209 Esas, 1975/ 1285 Karar sayılı, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.1976 tarih, 1976/ 137 Esas, 1976/ 561 Karar sayılı veraset ilamları ve Malatya ili, Merkez ilçesi, Çilesiz Mahallesinde bulunan 269 ada 60 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı delil olarak gösterilmiş ise de ilgili dosyalar ve tapu kaydı ile dayanak kayıtları temin edilmemiştir. Öte yandan mirasbırakanın bekar ve çocuksuz ölümü ile mirasının kardeşi Hatice’ye geçtiği iddia edildiğine göre, Hatice’nin ölüm tarihi ve … ile irs bağı tespit edilmelidir. Hatice’nin çocuğu Ayşe’nin nüfus kaydında yer almayan altsoyu ile bağının da hangi delillere dayanarak kurulduğu açıklanmalıdır. Dolayısıyla nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği dikkate alınarak nüfus kaydında yer almayan hususlarda delil toplanarak sonucuna göre bir karar verilmeli ve gerekçe kısmında bu hususlara yer verilmelidir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.12.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.