Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3104 E. 2023/237 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3104
KARAR NO : 2023/237
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davalı … vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karar bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davalı bankanın dava konusu taşınmazları emlak satış sitesine ihtiyari açık arttırma suretiyle satışa çıkarttığını, dava dışı Mehmet Şahin’in 1.125.000,00 TL bedelle teklifte bulunup teklifin kabul edildiğini, sözleşme bedelinin teminatı olan 22.500,00 TL’nin davalı hesabına havale edildiğini, taşınmazda işgalciler bulunduğundan bahisle tapuda devrin gerçekleştirilmediğini, Mehmet Şahin ile davacının temlik sözleşmesi yaptıklarını, daha sonra Mehmet Şahin’in ihaleye konu taşınmazların davacı adına tescil edilmesi konusunda bankaya dilekçe verdiğini, ihale bedelinin davacı tarafından davalı bankanın genel müdürlüğüne havale edilmesine rağmen davalının taşınmazları devretmediğini belirterek dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, iddia edildiği üzere bir açık artırma gerçekleşmediğini, müvekkili banka ile dava dışı Mehmet Şahin arasında görüşmeler yapılmışsa da bir anlaşma sağlanamadığını, Mehmet Şahin’in satış şartnamesi uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, dava dışı Mehmet Şahin ile davacı arasındaki iç ilişkinin davalı bankayı bağlamadığını, banka hesabına yatırılan bedellerin sahiplerine iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/107 Esas, 2018/761 Karar sayılı kararı ile; dava dilekçesinin ekinde bulunan ve davanın dayanağını teşkil eden ihale evrakları incelendiğinde, ihalenin ihtiyari açık artırma niteliği taşımadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesine ekli EK-6’da yer alan ekran görüntüsü ve EK-7’de bulunan ihaleye ilişkin satış şartnamesinin 1. ve 5. maddesi göz önüne alındığında davalının taşınmazı devir yükümlülüğü altına girmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, deliller toplanmadan karar verildiğini, mahkemece hukuki nitelendirmede hata yapıldığını, dosyadaki mevcut delillerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 tarihli ve 2019/1039 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların ihtiyari açık artırma veya teklif usulü sonucu davacıya veya dava dışı Mehmet Şahin’e satışına ilişkin yapılmış resmi bir sözleşme sunulmadığını, davalı tarafça sunulan gayrimenkul satış şartnamesinin 5. maddesinde teklif ile satılan gayrimenkuller için %2 oranında teminat bedelinin yatırılmasından sonra değerlendirme işlemlerine başlanacağının açıkça yazılı olduğunu, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının gerekli gerekçeyi içerdiğini belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; satışın nasıl yapıldığı konusunda mahkemece yanılgıya düşüldüğünü, satışın teklif usulüyle yapıldığını, hak ve alacağın temliki sözleşmesi ile davacının gayrimenkul satış sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, tanık dinletme talebinin haksız yere reddedildiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 70; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237; 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur.

3. 6100 sayılı Kanunun “Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağı” başlıklı 201 inci maddesine göre; “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.”

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacılar vekili tanık delilinin değerlendirilmediğini belirtmiş ise de, mahkemece 18.10.2018 tarihli celsede taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması, ihale ve sözleşme ilişkisi göz önüne alındığında iddianın yazılı ispat kuralına tabi olduğu, davalı vekilinin de tanık dinletilmesine muvafakatının bulunmadığı anlaşılmakla, tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.