Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3468 E. 2021/2352 K. 26.10.2021 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.01.2024 08:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3468
KARAR NO : 2021/2352
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.04.2017 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.01.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar ve davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davacılar vekilinin talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını belirterek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın davalı ... yönünden reddine, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında boşaltıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.850,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... ve ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesine, dava açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden 17.077,50 TL harç ve 23.950,00 TL vekalet ücretinden davalı ... ve ...’ın sorumlu tutulmasına dair verilen karar hakkında, davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden reddine, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında boşaltıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.850,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... ve ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesine, ecrimisil yönünden 194,68 TL nispi harcın ve elatmanın önlenmesi yönünden 54,40 TL maktu harcın davalılar Tolga ve ...’dan tahsiline, 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar Tolga ve ...’dan alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın elatmanın önlenmesi talebi yönünden taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Dava değeri ise, harçlandırılan değer olup, vekalet ücreti hesap edilirken, keşfen belirlenen ve harcı yatırılmış olan dava değerinin esas alınması gerekmektedir.
Taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin İkinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmelidir.
Somut olayda dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle 5.000,00 TL dava değeri gösterilerek açılmış, daha sonra ecrimisil bedeli yönünden davacılar vekili 3.666,66 TL talep ettiklerini belirtmiş, inşaat ve mülk bilirkişinin dava konusu taşınmaz değeri 250.000 TL olarak belirlemesi üzerine elatmanın önlenemesi talebi yönünden davacılar tarafından harç tamamlanmıştır.
Yargılama sırasında elatmanın önlenmesi talebi yönünden her ne kadar dava konusuz kalmış ise de, davalılar dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, elatmanın önlenmesi ve kabul edilen ecrimisil dava değerinin toplamı üzerinden davacılar lehine nispi vekalet ücretine, reddedilen ecrimisil talebi yönünden ise davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hangi değer esas alınmak suretiyle hesaplandığı anlaşılamayan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, bölge adliye mahkemesince hükmün 6. fıkrasında alınması gereken harcın mahsubu ile fazla yatırılan harcın davacılara iadesine karar verildikten sonra, 7. fıkrada aynı harcın yargılama giderleri içerisinde davalılardan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.