Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/4614 E. 2021/2095 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4614
KARAR NO : 2021/2095
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin hissedarı bulunduğu 13 numaralı bağımsız bölümün davalıya kiraya verildiğini, davalının da taşınmazı kiraladığı diğer bağımsız bölümlerle birlikte aradaki duvarı kırdırarak kullandığını, davalının 13 numaralı bağımsız bölümden tahliyesine karar verildiğini ancak davalının müvekkiline ait taşınmazın bir kısmını kiracısı olduğu bağımsız bölüme ilave ederek kullanmaya devam ettiğini belirterek müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; mimari projeye aykırı bir durum bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, 1559 ada 620 parsel sayılı ana taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edildiği, 13 numaralı bağımsız bölümde davacının 1/4 hissede 29.12.2006 tarihli satış ile hissedar olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi içeriğine göre; davacıya ait 13 numaralı bağımsız bölümün 30 metrekarelik kısmının davalının kiracısı olduğu bağımsız bölüme duvar çekilmek suretiyle ilave edilerek kullanıldığı tespit edilmiştir.
Ne var ki; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli açıklıkta değildir. Davalının hangi bağımsız bölümleri kullandığı ve davacıya ait 13 numaralı bağımsız bölümün hangi bağımsız bölüme ilave edildiği, 13 numaralı bağımsız bölümün kaç metrekare olduğu hususlarında bilirkişi raporlarında bir açıklık bulunmadığı gibi krokili ve ölçekli infaza uygun rapor hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/433 Esas sayılı dosyasına ait bilirkişi raporunda aynı taşınmazda yer alan 17 numaralı bağımsız bölüm için fiili durum ve mimari projenin farklı olduğu tespit edilmiş olup bu durumun 13 numaralı bağımsız bölüm için de söz konusu olup olmadığı da saptanmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle yukarıda belirtilen hususların tespiti ile davalının kullandığı bağımsız bölümün tapu kaydının dosya arasına getirtilerek tapu kayıt malikinin kim olduğunun araştırılması, bağımsız bölümü davalının kullandığı sabit ise de, davalı taşınmazı kira ilişkisine dayalı olarak kullandığı için tapu kayıt maliki ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın tapu kayıt malikine yöneltilmesi sağlanarak ve infaza elverişli bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.