YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4699
KARAR NO : 2021/2816
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.12.2013 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.10.2021 günü için yapılan tebligat üzerine davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. … geldiler. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R
Mahkemece, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 3.050,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile TMK’nin 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Davalı şirket, dava konusu taşınmazı kullandığını kabul etmekle birlikte, bu kullanımın davacının rızasına dayandığını savunduğuna göre, artık bu rızanın ve muvafakatin bulunduğunu ispat külfeti de davalı şirkete aittir.
Her ne kadar davalı şirketin davacının ortaklığının sona erdiği tarihe kadarki kullanımı muvafakate dayanmakta ise de, şirket ortaklığının sona erdiği tarihten sonra davalı ile hukuki bağı kalmayan davacının muvafakatının olduğunu davalı şirket ispatlayamamıştır. Bu durumda, şirket ortaklığının sona erdiği tarihten dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.