YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4734
KARAR NO : 2021/3081
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09/01/2008 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve kal talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/10/2017 tarihli hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/11/2021 günü için yapılan tebligat üzerine davacı … mirasçısı Semra Günaydın geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkiline ait dava konusu taşınmazın bir kısmını davalının tel çit ile çevirerek meyve fidanı diktiğini belirterek elatmanın önlenmesini ve muhdesatın kal’ini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın bir kısmının önceden davalıya ait olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sonucu davacının satın aldığını ancak davalıya hiç tebligat yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2010/3794 Esas ve 2010/4576 Karar sayılı ilamı ile, davalı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğinden bahisle kararı bozmuş, bozmaya uyan mahkemece sonucu beklenen davanın reddine karar verilip kesinleşmesi üzerine, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Somut olayda, davacı kendisini vekille temsil etmesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken, maddi hata sonucu 2.4000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 4. bendinde yer alan “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 2.4000,00 TL vekaletin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 2.400,00 TL vekaleti ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine” ifadesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.