Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/4877 E. 2021/3530 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4877
KARAR NO : 2021/3530
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2016 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 19.04.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.12.2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
1.DAVA
1.1. Davacı vekili, müvekkiline ait 3203 ada 2 parselde bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün haklı bir neden olmaksızın davalı tarafından kullandığını, herhangi bir sözleşme olmadığını, emlakçı ile haber göndererek ihtar etmesine karşın daireyi boşaltmadığını, kaymakamlığa yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.02.2019 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebinin 8.000,00TL olduğunu belirtmiştir.
2.CEVAP
2.1. Davalı vekili, taraflar arasında kiracılık ilişkisinin mevcut olmadığını, davacı ile dava dışı müteahhit … arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olup, sözleşmeye göre dava konusu bağımsız bölümün …’a kaldığını, davalı …’ın damadı olduğundan taşınmazı onun adına malik sıfatıyla kullandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, hak sahibi olduğunu öne süren … tarafından davacı olan arsa sahibi aleyhine, dava konusu bağımsız bölümün sözleşme uyarınca tapusunun iptali ile adına tescili için herhangi bir dava açılmadığı, sözleşmeden kaynaklanan haklarını davalıya devredilmediği, neticede davalının davacıya karşı üstün bir hakka dayanmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davalı vekilince talep edilmiştir.
4.2. Bölge adliye mahkemesince, hak sahibi olduğu belirtilen … tarafından davacı olan arsa sahibine karşı herhangi bir dava açılmadığı, …’ın sözleşmeden kaynaklanan haklarını davalıya devretmediği, her ne kadar tanık … kendi rızası ile davalıların oturduğunu beyan etmiş ise de; davacının tapu maliki olarak mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği belirtilerek, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5.2. Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsa sahipleriyle dava dışı müteahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve paylaşım protokolüne göre, dava konusu bağımsız bölümün müteahhit …’a kaldığını, davalının …’ın damadı olup söz konusu taşınmazda kızıyla birlikte oturduklarını, müteahhit tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasını gerektiğini belirterek, bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
6. YARGITAY KARARI
6.1. Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
6.2. Somut olayda, arsa sahipleri ile dava dışı müteahhitler arasında noterde 09.12.2004 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış, 06.09.2010 tarihli ek paylaşım protokolüne göre, dava konusu 3203 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 numaralı bağımsız bölüm dava dışı …’a bırakılmıştır. Davalı ise, dava dışı müteahhit …’ın damadı olup, ona tebaen kızıyla dava konusu bağımsız bölümü kullanmaktadır.
6.3. Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. Arsa sahipleri ile müteahhitler arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmediği sürece geçerli olup tarafları bağlar. Hal böyle olunca, davalının dava konusu taşınmazı kullanımının kötüniyetli olduğu ispatlanamamıştır.
6.4. Kaldı ki, müteahhit … tarafından tapu iptali ve tescili talebiyle açılan İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/288 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 3.815,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.