Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/5287 E. 2021/2326 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5287
KARAR NO : 2021/2326
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/10/2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/02/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen ilk kararın, Yargıtay 1 Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarihli ve 2012/12201 Esas, 2013/216 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş; reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” şeklindedir.
Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde, tescil talebinde bulunmamasına rağmen, mahkemece, talep aşılarak, “…Bu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline,” şeklinde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın “Bu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline,” şeklindeki 3. fıkrasının hüküm sonucundan çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.