YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5559
KARAR NO : 2023/1026
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacı taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davalı vekili Av. … geldi. Davacı vekili Av. …’ın 21.02.2023 tarihli mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 851 ada 68 parsel sayılı taşınmazda kain 7 No.lu bağımsız bölümde 9/15 payının bulunduğunu, dava dışı önceki paydaş…’nın taşınmazdaki 2/5 payını 29.03.2016 tarihinde davalıya sattığını, ancak müvekkiline noter bildirimi yapılmadığını ileri sürerek önalım bedeli karşılığında, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 28.03.2016 tarihinde vermiş olduğu “muvafakatname ve şuf’a hakkından feragat beyanıdır” başlıklı belge ile dava konusu payın müvekkiline satışına muvafakat vererek yasal şuf’a hakkından gayrikabili rücu feragat ettiğini, bunun üzerine dava konusu payın müvekkili tarafından 150.000,00 TL bedelle satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından hisse satışının önce davacıya teklif edildiği ve davacının alamayacak olması üzerine kendisine teklif edilip davacının muvafakatiyle hissenin satın alındığını belirterek buna ilişkin “muvafakatname ve şufa hakkından feragat beyanıdır” başlıklı 28.03.2016 tarihli ve … isim ve imzası bulunan belgeyi ibraz ettiği, söz konusu belgede …. Mahallesi 851 ada 68 parselde kain zemin kat 7 No.lu bağımsız bölümün 2/5 oranında hissedarı Sabri Bahçeyaka’nın payını satmayı teklif ettiğini, alamayacağını bildirmesi üzerine bu kez …’ya satacağını bildirdiğini, taşınmazın satışına muvafakat ettiğini ve şufa hakkından feragat ettiğinin belirtildiği,
2. Davacı tarafça söz konusu belgedeki imzanın boşa imza olarak atılıp üzerinin rızası hilafına doldurulduğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine dava dışı önceki paydaş Sabri’nin, davacının boş A4 kağıdına imza atarak kendisine verdiği asıl belgeyi emniyete teslim ettiğini ve savcılık emanetine alındığını bildirdiği, savcılık soruşturmasında yapılan bilirkişi incelemesinde de hem boş kağıttaki hem de şufa hakkından feragat beyanını içeren belgedeki isim yazısı ve imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği, bu hali ile davacının iddia ettiği şekilde Sabri’ye verdiği boşa atılmış imzası bulunan bir belge bulunduğu, ancak üzerinin rızası hilafına şufa hakkından feragat belgesi olarak doldurulduğu iddiasının, söz konusu belgenin halen boş olarak üzeri doldurulmamış bir şekilde soruşturma sırasında teslim edilip adli emanete alınması ve bu boş kağıttaki imzanın da davacıya ait olduğunun adli tıp uzmanınca tespit edilmesi karşısında davacı tarafça kanıtlanamamış olduğu, bu hususun… Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/35 Esas, 2018/160 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde de aynı şekilde tespit edildiğinden, sanık (önceki paydaş) Sabri hakkında beraat kararı verildiği ve kararın Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden geçerek 20.02.2020 kesinleştiği,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 733 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önalım hakkından vazgeçmenin belirli satışlar için mümkün olup satıştan önce yapılabileceği gibi satıştan sonra da bu hakkın kullanımından vazgeçilebileceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki paydaş …’nın müvekkili ile payın satışı hakkında konuşmadığını beyan ettiği, davalının ise 28.03.2016 tarihli feragatnamenin Sabri tarafından müvekkiline imzalatıldığı yönünde beyanda bulunduğu, her iki beyanın birbiriyle çeliştiğini, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı ve atılı suçun davalı tarafından işlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın beyanlar ile örtüşmediğini, mahkemece maddi olguların hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki paydaş …’nın müvekkili ile payın satışı hakkında konuşmadığını beyan ettiği, davalının ise 28.03.2016 tarihli feragatnamenin … tarafından müvekkiline imzalatıldığı yönünde beyanda bulunduğu, her iki beyanın birbiriyle çeliştiğini, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı ve atılı suçun davalı tarafından işlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın beyanlar ile örtüşmediğini, mahkemece maddi olguların hatalı tespit edildiğini, dosyadaki delillerin ve adli tıp bilirkişisi raporunun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ceza mahkemesi hakimince tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayıp bağlamayacağı, davacının imzaladığı 28.03.2016 tarihli “muvafakatname ve şuf’a hakkından feragat beyanıdır” başlıklı belgenin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.