YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6005
KARAR NO : 2022/142
KARAR TARİHİ : 05.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 02/06/2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı SGK vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan …’ın 28.05.2007 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakan hakkında 12.05.2014 tarihi itibariyle 164.272,22 TL vergi borcu bulunduğu gerekçesiyle cebri icra başlatıldığını ancak murisin borcunu karşılayacak malvarlığının bulunmaması nedeniyle terekesinin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, murisin malvarlığının ilgili kurumlardan araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … SGK Müdürlüğü vekili, murisin aktif ve pasif malvarlığı ile sahiplenme durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarih, 2016/631 Esas, 2018/6947 Karar sayılı ilamıyla, “Davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken yapılacak incelemelerde ölüm tarihi esas alınarak murisin borçlarının miktarı belirlenmeden hüküm kurulduğu görülmüştür. Mahkemece, belirtilen husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davacıların mirasbırakan …’ın mirasını hükmen reddettiklerinin tespiti ile yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili ve davalı … SGK Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları, davalı … SGK Müdürlüğü vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, TMK’nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanununun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
Mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının, davalı … SGK Müdürlüğü vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent uyarınca hüküm fıkrasının 4. bendindeki “davalılardan” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “davacılardan” ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasının 5. bendindeki “davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “davacılar üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.01.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
…