YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6084
KARAR NO : 2022/7162
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.06.2016 tarihinde verilen dilekçeyle zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene davacıya yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 23/11/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar, Büyükkalecik Mahallesi 225 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tarihi sit alanı olduğu ve … oğlu … kullanımında olduğu beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın müvekkili tarafından imar ve ihya edildiğini, 100 yılı aşın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandığını belirterek tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında; 15.781,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar, 4721 sayılı TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, kadastro tespiti öncesi kazandırıcı zilyetlik olgusunun ispat edildiği ve senetsizden tescil yoluyla taşınmaz kazanma sınırının aşılmadığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil kararı verilmiş, Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne 225 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile belirtilen 10.745,94 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, taşınmazın “Kocatepe Tarihi Sit Alanı İçerisinde Kaldığına” ilişkin şerhin tapu kaydı beyanlar hanesine işlenmesine; (A) harfi ile belirtilen 5.035,42 metrekarelik alan bakımından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi TMK 713 üncü maddesinde tapuda kayıtlı olup olmamasına göre ikili ayırıma tâbi tutulmuştur.
Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zamanaşımına dayanılarak kazanılabilmesi için TMK’nun 713/1 maddesine göre, taşınmazın özel mülkiyet kurmaya elverişli olması, zamanaşımı ile kazanılmasını yasaklayan bir kanun hükmünün bulunmaması ve taşınmazın kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazlardan olmaması gerekir. Taşınmaz üzerinde sürdürülmesi gerekli olan zilyetliğin ise, malik sıfatıyla aralıksız ve nizasız, 20 yıllık süreye ulaşması gereklidir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın şartlar oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir.
Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri olarak kabul edilen 4721 sayılı Kanunun 713/2. maddesindeki düzenlemede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca hâkim, Türk hukukunu resen uygular. 06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir.
Maddi ve usul hukuku temel uygulamaları, TMK 713 maddesindeki 1. ve 2. fıkra şartlarının “dava tarihi” itibarıyla değerlendirilmesini gerektirir.
Eldeki dava, 27.06.2016 günü açılmıştır.
Dava tarihinde dava konusu taşınmaz, tapuda kayıtlıdır.
Kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın şartlar oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Dava tarihi itibarıyla tapulu olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün bulunmadığından açılan davanın reddi gerekirdi.
Kabule göre de, (B) harfi ile gösterilen 10.745,94 m²lik alanın ifrazı ile tapu iptal ve tescile karar verilmesi, 5403 sayılı Kanunun emredici hükümlerine aykırılık oluşturur.
Tüm bu açıklamalar karşısında, Kanunun aradığı şartları taşımayan davanın reddi gerektiği halde, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan Dairemizce onanmasına yönelik değerli çoğunluğun kararına katılamıyoruz.