YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6172
KARAR NO : 2022/7074
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/10/2015 tarihinde verilen dilekçeyle müdahalenin men’i ve kâl talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/06/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalıların istinaf talebinin sair yönlere ilişkin reddedilerek, harcı ilişkin olarak kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kendisine ait Kırşehir ili, Merkez ilçe, … Mahallesi, 1715 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaz için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak yan parsel olan 1715 ada 11 nolu parseldeki binanın kendi taşınmazına … olması nedeniyle faaliyete geçilemediğini, davalıların adına kayıtlı parselden kendi taşınmazına el atıldığının ortaya çıktığını, bu nedenle davalıların müdahalenin menine, müdahale edilen kısmın yıkılmasına, taşınmazın yıkımının mümkün olmaması durumunda ise bilirkişi tarafından belirlenecek aktif ve güncel bedelin belirlenerek haksız müdahalenin yapıldığı tarihten itibaren işyleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, iddianın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, dava konusu Kırşehir ili, … Mahallesi, 1715 ada 10 nolu parsel maliki olduğunu, davalıların ise komşu 1715 ada 11 nolu parsel üzerinde bulunan binada bağımsız bölüm malikleri olduklarını, mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan 04/05/2017 tarihli fen bilirkişi raporu ile dava konusu 1715 ada 11 nolu parselin krokide (A) harfi ile gösterilen … renkli boyalı bina olarak kullanılan 7,00 m²lik alanın, (B ) harfi ile kırmızı renk ile gösterilen 111 m²lik kısmın ise duvar çekmek suretiyle 1715 ada 10 nolu parsele tecavüzlü olduğu, davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın … yapılanmak suretiyle müdahale edildiği ve bu durumda iyi niyetten bahsedilemeyeceği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; “..somut olayda, davacının kayıt maliki olduğu, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, davacıya ait 10 parsele davalılara ait bağımsız bölümlerin bulunduğu 11 parselden A harfi ile gösterilen binadan dolayı 7 m², B harfi ile gösterilen duvar dolayısıyla 111 m² alanın duvarla çevirmek suretiyle kullanılığı, el atılan bölümlerin keşfen belirlendiği, Kırşehir Belediyesinden gelen yapı ruhsatlarına göre 11 parseldeki binanın yapımı esnasında 10 parsel ile birlikte çaplı olup sınırlarının belli olduğu, tapulu taşınmazlara yapılan … yapıda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, kayda üstünlük tanınması gerektiğinden mahkemece el atmanın önlenmesine ve el atılan kısımların yıkılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun (HK) 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, elatılan yerin değeri ile yıkımı istenen yapı değeri toplamı üzerinden belirlenmesi (04.03.1953 tarih, 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ) gerektiğinde kuşku yoktur. Mahkemece 10 parselin keşfen belirlenen değeri üzerinden harç hesabı yapılması doğru olmamıştır. 546.812,00 TL yıkımı istenen yapı bedeli ve el atılan yerin değeri ise ( m2 450 TL olduğundan 118×450) 53.100,00 TL toplamı 599.912,00 TL üzerinden harç alınması ile birlikte 40.979, 98 TL harç alınması gerekmektedir. Kamu düzeninden olan harcı ilişkin düzenleme nedeniyle hatalı hesaplanan harç miktarı dolayısıyla kararın kaldırılması gerekmiştir…” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacıya Kırşehir ili, … Mahallesi, 1715 ada 10 nolu parsele davalılara ait Kırşehir ili, … Mahallesi 1715 ada 11 nolu parselden (A) harfi ile gösterilen binadan dolayı 7,00 m² ve (B) harfi ile gösterilen duvardan dolayı 111 m² el atıldığı anlaşıldığından el atmasının önlenmesine, krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlar üzerinde bulunan bina ve duvarın yıkımına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu 1715 ada 11 nolu parselin krokide (A) harfi ile gösterilen … renkli boyalı bina olarak kullanılan 7,00 m²’lik alanın, (B ) harfi ile kırmızı renk ile gösterilen 111 m²’lik kısmın ise duvar çekmek suretiyle 1715 ada 10 nolu parsele … yapıldığı sabittir. Mahkemece, duvar yönünden verilen müdahalenin men’i ve yıkım kararında bir isabetsizlik bulunmuyor ise de; bina yönünden 7,00 m²’lik … alan nedeniyle tüm binanın yıkımına karar verilmesi halinde fahiş bir zarar doğacağı açıktır.
Her ne kadar davacı, çapı kaydı kapsamındaki … yapı bölümünden mülkiyet hakkının varlığına rağmen yararlanamamakta ise de; davacı, tecavüzlü kısım bedelinin kendi arsasındaki değer kaybı toplamının ödenmesi koşuluyla … binanın bulunduğu arsa mülkiyetinin davalıya geçirilmesini isteyebilir. Nitekim, davacı tarafından açılan işbu davada da, ikinci kademede tazminat istemi ileri sürülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken iş, … yapı sebebiyle tecavüz edilen yerin arsa değerini ve davacının elinde kalan kısımda bir değer kaybı varsa bunun değerini bilirkişiye yeniden hesaplatmak, imar mevzuatına göre nizalı bölümün davacı adına tesciline olanak bulunup bulunmadığını yetkili merciden sormak, uygun bulunduğu takdirde davalıya davacının isteyebileceği tazminat miktarını depo ettirmek, bu kısmın davalı adına tesciline karar verilerek uyuşmazlığı bu şekilde gidermek olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne; HMK 371. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 21.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.