Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6257 E. 2022/6919 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6257
KARAR NO : 2022/6919
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.09.2016 tarihinde verilen dilekçeyle ipoteğin fekki talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.11.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 260 m2 alanlı 1061 ada 20 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 14.07.1986 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, aynı tarihte tapu kaydı üzerinde taşınmazın 74 m2’lik kısmı için davalı … lehine 148.000 ETL bedelli imar ipoteği tesis edildiğini, müvekkilince ipotek bedelinin tamamının ödenmiş olup bu hususta davalı … tarafından ilgili tapu müdürlüğüne 18.02.1999 tarihinde yazılan müzekkerede, ipotek bedelinin tamamen ödenmiş olduğu belirtilerek, ipoteğin terkin edilmesinin istenmesine rağmen tapu müdürlüğünce ipoteğin kaldırılmadığını, bunun üzerine davalı belediyeye yapılan başvuruda ipotek bedelinin ödendiğine dair 5 adet ödeme makbuzunun da sunulmuş olduğunu, ancak davalı belediyece, 18.02.1999 tarihinde yapılan ödemeye ilişkin bir dekont ibraz edilmediğinden bahisle ipoteğin terkini talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili belediyeye başvurarak, ipotek bedeline ilişkin beş adet ödeme makbuzunu sunmuş ise de 18.02.1999 tarihinde yapıldığı iddia edilen ödemeye dair herhangi bir makbuz ibraz etmediğini, belediye arşivinde yapılan araştırmada da ödeme ve dekont bilgisine rastlanılmadığından ipoteğin kaldırılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalı … tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde; davalı … Belediyesinden önce görevli olan Gaziosmanpaşa Belediyesince, Gaziosmanpaşa 2. Bölge Tapu Müdürlüğüne yazılan 18.02.1999 tarihli ve 65 sayılı yazıda, davaya konu taşınmazda belediye lehine tesis edilen 148.000,00 TL tutarındaki ipotek bedelinin T. Emlak Bankası Gaziosmanpaşa Şubesi fon hesabına 18.02.1999 günlü ve 1084 No.lu makbuzla ödendiğinden ipoteğin terkin edilmesinin talep edildiği, sözü edilen bankanın Halkbank A.Ş.’ye devredilmesi nedeniyle Halkbank A.Ş.’ye yazılan yazıya ise bankada on yıl geriye dönük işlemler için arşiv tutulduğundan ilgili makbuza dair herhangi bir kayıt bulunmadığı yönünde cevap verildiği, davacının 18.02.1999 tarihli makbuzla ödeme yaptığı sabit olmasaydı, davalı belediyenin ipoteğin kaldırılması için tapu müdürlüğüne yazı yazmasının düşünülemeyeceği, kaldı ki davacının daha önce yaptığı taksitli ödemelerin bulunduğu gerekçe gösterilerek, davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı 1061 ada 20 parsel sayılı taşınmazda, davalı … lehine tesis edilen 14.07.1986 tarihli ipoteğin kaldırılmasına; dava değeri üzerinden hesaplanan 8.593,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı lehine 15.901,00 TL vekalet ücretinin ve davacı tarafından yapılan 5.125,95 TL yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince; ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde ise de dava konusu ipoteğin imar uygulaması sırasında tesis edilmekle kanuni ipotek niteliğinde olup yasadan kaynaklandığından yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davalıya yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına, davanın niteliği gereği alınması gereken maktu harcın davacıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından, vekil edeni aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden; davalı vekili tarafından, esasa ilişkin nedenlerle temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Bu yargılama giderleri, hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir.
Somut olaya gelince, davacı tarafından ipotek bedelinin 18.02.1999 tarihi itibariyle tamamen ödenmiş olup davanın açıldığı tarihte, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ipoteğin haklı ve yasal dayanağı bulunmadığından ve mahkemece, davacının talebinin kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiğinden, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının aleyhine hüküm verilen davalı tarafa yükletilmesi ve yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine yine harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 373. maddesinin 2. fıkrası gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/703 Esas, 2021/787 Karar sayılı kararının BOZULMASINA; peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, HMK’nın 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 15.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.