Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6372 E. 2022/7626 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6372
KARAR NO : 2022/7626
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.05.2016 tarihinde verilen dilekçeyle muhdesat aidiyetinin tespiti talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.11.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 110 ada 22 parsel sayılı taşınmaza davalı Maliye Hazinesinin malik olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde müvekkiline ait kavak ve sair ağaçlardan oluşan kapama karışık meyve bahçesi bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazın zilyedi olduğunu, dava konusu 110 ada 22 parsel sayılı taşınmazın DSİ tarafından yapılan … Baraj projesinde yer aldığını, kamulaştırılma yapılması gerektiğini belirterek 110 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların müvekkiline ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Muris … … mirasçıları, dava konusu 110 ada 22 parsel sayılı taşınmazda bulunan ağaçların kardeşleri davacı … tarafından değil murisleri … … tarafından dikildiğini ve bakımlarının murisleri tarafından yapıldığını beyan ederek kamulaştırma bedelinin tüm mirasçılara ödenmesi gerektiğinden asli müdahil talebinde bulunmuşlardır.
Davalı … temsilcisi, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan DSİ vekili, dava konusu edilen yerin … Baraj’ında kullanılacak alan içerisinde kaldığını, davada müvekkili idarenin başkaca ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacının ve asli müdahillerin davasının kısmen kabulü ile 21.10.2016 havale tarihli fen bilirkişi … Tümay’ın hazırladığı raporda; krokide A harfi ile gösterilen 110 ada 22 parsel sınırları içerisinde kalan 729.55 m2’lik taşınmaz ile krokide B harfi ile gösterilen 110 ada 22 parsel içerisinde kalan 720.83 m2’lik taşınmaz üzerinde bulunan 4-5 yaşlarında 1300 adet kavak ağacı; krokide C harfi ile gösterilen (tespit dışı bırakılıp Sürgü Çay yatağı olarak sınırlandırılan kısım) 2557.05 m2’lik taşınmaz üzerinde bulunan 4-5 yaşlarında 2300 adet kavak ağacı şeklindeki muhdesatın davacının ve asli müdahillerin murisi … … tarafından meydana getirildiğinin tespitine; krokide D harfi ile gösterilen 110 ada 22 parsel sayılı taşınmazda kalan kısım kamulaştırma sınırları dışında kaldığından bu alan için davanın reddine; davacının taşınmazın zilyedi olduğunun tespiti yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; tespiti istenen dava konusu kavak ağaçları, niteliği itibariyle dikilip yetiştirilen ve belli bir süre arz üzerinde kaldıktan ve belli bir büyüme süresine geldikten sonra kesilecek ağaç türlerinden olması nedeniyle taşınmazın mütemmim cüz’i yani tamamlayıcı parçası niteliğinde değildir. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında muhdesatın, mütemmim cüz niteliğinde olduğu, bir başka deyişle geçici ve taşınabilir olmaması ve taşınmaza sıkı sıkıya bağlı bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Kavak ve söğüt gibi ağaçları muhdesat niteliğinde olmayıp, taşınır hükümlerine tâbi mal niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece, talebe konu kavak ağaçları yönünden davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken, kavak ağaçları ile ilgili kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK’nın 373/1. maddesi gereğince temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan harcın ilgiliye iadesine, karardan bir örneğin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.