Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6478 E. 2022/7760 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6478
KARAR NO : 2022/7760
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Emet Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2015 tarihinde verilen dilekçeyle vasiyetnamenin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.01.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına dair verilen kararın davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, vasiyetnamenin iptali isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, Hisarcık Noterliğinde 28.04.2006 tarih 608 yevmiye sayılı vasiyetnamenin murisleri … tarafından düzenlendiğini, bu vasiyetnamenin içerik ve şekil bakımından kanuni şartlara uygun olmadığını, hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, korkutma, aldatma, yanılma ve zorlama ile yapıldığını, vasiyetnameyi düzenleyen muris …’in vasiyetnamenin düzenlendiği esnada temyiz kudretine tam anlamıyla sahip olmadığını belirterek, ilgili vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
Davalı …, babasının TMK’nın ilgili hükümlerine uygun şekilde vasiyetname düzenlettiğini, haksız ve dayanaksız davanın reddini cevaben beyan etmiştir.
Davalı …, dava konusu vasiyetname ile babası …’in malvarlığının çoğunu ve en değerli olanlarını oğlu …’e bıraktığını, kendisinin de bu vasiyetname ile mağdur olduğunu, vasiyetnamenin iptalini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 2019/1176 Esas, 2021/1100 Karar sayılı ve 08.07.2021 tarihli Kararı ile, ilgili vasiyetnamede TMK’nın 535. maddesinde bahsedilen geçerlilik şartı ilkelerinden tanıkların “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını” gösteren beyanları olmadığından ve bu beyanın yokluğu vasiyetnameyi geçersiz kılacağından istinaf başvurusunun kabulü ile Emet Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/112 Esas, 2019/16 Karar sayılı 17.01.2019 tarihli Kararının 6100 sayılı HMK’nın 353-(1)-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
TMK’nın 535’inci maddesi; “Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.
Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, iptali istenilen Hisarcık Noterliği 28.04.2016 tarih 608 yevmiye sayılı vasiyetname incelendiğinde, vasiyetnamenin yukarıda belirtilen TMK’nın 535. maddesindeki tüm koşullara sahip olduğu görülmüştür.
Bu nedenle vasiyetnamenin geçerli olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, istinaf mahkemesince davanın kabulüyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK 371. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar, murisleri …’in 28/04/2026 tarihinde Hisarcık Noterliğinde yapmış olduğu vasiyetnamenin şekil bakımından Kanuna uygun olmadığını, hukuka ahlaka aykırı bulunduğu, murisin yanıltıldığını, aldatıldığını, korkutulduğunu yahut zorlama ile vasiyetnamenin yapıldığını bu sebeple vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
Muris …’in okur yazar olmadığından TMK’nın 535. maddesi uyarınca vasiyetname yapılmıştır.
TMK’nın 535. maddesine göre yapılan vasiyetnamelerde aşağıda belirtilen hususların eksiksiz yapılması ve yazılması gerekmektedir.
Buna göre
a) Miras bırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur.
b) Miras bırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.
c) Tanıklar miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını,
d) Onu tasarrufa ehil gördüklerini,
e) Vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından miras bırakana okunduğunu,
f) Miras bırakanın vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini belirtmeleri bu hususları noter tarafından vasiyetnameye yazılarak altı tüm ilgililerce imzalanması gerekmektedir.
Davaya konu 28/04/2006 tarihli vasiyetnamede yukarıda belirtilen koşulların bir kısmı bulunmakta ise de “tanıkların miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı” yazılı değildir.
Sıkı sıkıya şekil koşullarına bağlı vasiyetnamede yukarıda açıklanan tüm unsurların eksiksiz yazılması gerekmektedir.
Murisin vasiyetnamedeki beyanının kendi önlerinde yapıldığına dair tanıkların beyanı bulunmadığından vasiyetnamenin tüm şekli geçerlilik şartlarına haiz olmadığının kabulü ile iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Buna işaret eden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak vasiyetnamenin iptaline dair kararı TMK’nın 535. maddesine uygun olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmektedir. Bu düşünceme aykırı çoğunluğun bozma kararına katılamamaktayım.