YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6481
KARAR NO : 2023/1186
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacı vekilleri Av. … ve Av. … ile karşı taraftan davalı vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, yeğeni olan davalıya, 409 ada 118 ve 119 parsel sayılı taşınmazların 1/2 hissesini almak amacıyla İş Bankası’ndaki hesabından 12.04.2006 tarihinde 17.000 Sterlin gönderdiğini, davalının da gönderdiği para ile 13.04.2006 tarihinde taşınmazlardaki 1/2 payı satın alarak kendi adına tescil ettirdiğini, tarafların satın alınan hisselerde yarı yarıya hak sahibi olma konusunda önceden anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında davalının müvekkiline taşınmaz satış yetkisini içerir Kartal 5. Noterliği’nde düzenlenen 07.12.2006 tarihli vekaletnameyi verdiğini, ancak daha sonra aynı Noterlik’te düzenlenen 13.01.2011 tarihli azilname ile müvekkilini azlettiğini, müvekkilinin payını almak istediğini sözlü olarak davalıya defalarca iletmesine rağmen olumlu sonuç alamadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı taşınmazların 1/2’şer hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilini; olmadığı taktirde müvekkilince ödenen 17.000 Sterlin karşılığı 60.338,80 TL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmuş; müvekkilinin dava konusu taşınmazlardaki hisseleri kendi parası ile satın aldığını, müvekkili ile babası … ve kız kardeşi Meral Berker’in, davacı ve eşi …’a borç para gönderdiklerini, davalının da bu borç paranın bir kısmına karşılık 17.000 Sterlin ödediğini, müvekkilinin İngiltere’de iken yatırım yapmak amacıyla Kuşadası’ndan taşınmaz alması için davacıya vekaletname verdiğini, ancak davacının müvekkilinin beğendiği ve pazarlığını müvekkili adına yaptığı taşınmazı kendi adına tescil ettirmesi nedeniyle başkaca zararlar vereceğini de düşünerek davacıyı vekillikten azlettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardaki payların dava tarihinden önce 22.07.2009 tarihinde dava dışı üçüncü kişi Yeter Uyan’a devredildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine; alacak talebi yönünden ise ödemeye ilişkin dekontta ve hesap özetinde havalenin ne için gönderildiğinin yazılı olmadığı, havaleyi yapan davacının, havalenin mevcut bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altında olduğunu, ancak dekontta paranın ne için gönderildiğine dair açıklama bulunmadığından söz konusu dekontun borç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafından taraflar arasında inanç ilişkisi bulunduğunun yazılı delil ve delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile ispatlanamadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı anlaşıldığından yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı vekilinin karar duruşmasında yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği, dolayısıyla yapılan ödemenin dava konusu taşınmaz paylarına yönelik olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının taraflar arasındaki vekalet ilişkisini kötüye kullanılarak dava konusu taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, sunulan banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davalının amcası olması nedeniyle aralarındaki inanç ilişkisinin tanık delili ile ispatlanabileceği, dinlenen tanıkların da taşınmazların müvekkili tarafından davalıya para gönderilmek suretiyle satın alındığını beyan ederek iddialarını doğruladıklarını, müvekkilince taşınmaz alımı için davalıya yapılan havale tarihi ile tapuda davalı adına devir tarihinin ard arda olmasının da taşınmazların müvekkili adına satın alındığının göstergesi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/1 inci bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından sunulan banka dekontları ve hesap özetlerinin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığı ve taraflar arasındaki inanç ilişkisinin ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.