Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6547 E. 2022/6982 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6547
KARAR NO : 2022/6982
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.02.2016 tarihinde verilen dilekçeyle vasiyetnamenin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.07.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 16/11/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; vasiyetnamenin düzenlendiği sırada murisin 82 yaşında olduğu, akli melekelerinin yerinde olmadığı, vasiyetnamede mühür ve imza bulunmadığından şekil şartlarını taşımadığı iddiası ile vasiyetnamenin iptali talebi ile görülmekte olan davayı açmıştır.
Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu tarafından verilen 28/12/2018 tarih 906 sayılı raporda, işlemin (vasiyetnamenin) yapıldığı 09/09/2008 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu yolunda görüş bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/631 Esas, 2021/786 Karar sayılı kararında; iptali talep edilen vasiyetnamenin TMK’nın 535. maddesinde yazılı şekil şartlarını taşımadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bolu 3. Noteri tarafından düzenlenen 09/09/2008 tarih 15206 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamede; vasiyetname düzenlenmesini isteyen … ‘ın okur yazar olmadığı, yanlarında gelen tanıkların huzurunda hazırladığı vasiyetnamenin miras bırakana okunduğunun belirtildiği, tanıkların da, vasiyetnamenin noter tarafından yazıldıktan sonra vasiyette bulunan … …’a okunduğu, kendisinin bu işlemi yapmaya ehil olduğu, noter tarafından düzenlenen vasiyetnamenin kendisinin gerçek isteğine uygun olduğunu bildirdikleri anlaşılmaktadır. Tanıkların vasiyetnamedeki beyanları aynen şu şekildedir: “Vasiyetname NOTER NACİ KADIYORAN tarafından hazırlandıktan sonra … … isimli kişiye önümüzde okunduğunu, adı geçenin vasiyetnamenin gerçek isteklerine uygun olduğunu beyan ettiğini ve kendisini bu işlemi yapmaya (tasarrufa ehil) gördüğümüzü bildiririz…” Vasiyetname hazırlandığı sırada tanıklar orada bulunduklarını, vasiyetnamenin noter tarafından hazırlandığını açıkça beyan ettiklerine göre, artık, hangi “miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığına ilişkin beyanları” aranmaktadır? Tanıkların beyanlarından, vasiyetnamenin kendi önlerinde yapıldığı açık değil midir? Tanıkların bu beyanına ve noter tarafından yapılan beyana göre iptali talep edilen vasiyetnamenin TMK’nın 535. maddesinde yazılı tüm şekil şartları tamamlanmıştır. Bu nedenle, şekil şartı eksikliği nedeniyle iptal kararı verilmesi Yasaya aykırıdır.
Bilindiği gibi vasiyet veya vasiyetnamenin temel amacı, ölen kişinin son arzularının yerine getirilmesini, onun iradesine uygun şekilde sağlamaktır. Davacı vekili tarafından bile açıkça ileri sürülmediği halde, sadece farklı bir ifade tarzı gerekçe gösterilerek miras bırakanın son arzularının göz ardı edilmesi Türk Medeni Kanununun lafzına da, ruhuna da açıkça aykırıdır.
Bu gerekçe ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/631 Esas, 2021/786 Karar sayılı kararının bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.