Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6738 E. 2023/306 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6738
KARAR NO : 2023/306
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, terditli tenkis talebi yönünden davalı … Kızılay Derneği aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı … Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ve davalı … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacıların vasiyetnamenin iptali taleplerinin reddine, tenkis talepleri yönünden davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların muris …’ın mirasçıları olduklarını, muris Kerime’nin Lüleburgaz 3. Noterliğinin 24.06.2016 tarih 4868 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile tüm malvarlığının 2/3’ünü TSK Mehmetçik Vakfına, 1/3’ünü T. Kızılay Derneğine bıraktığını, muris Kerime’nin İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümünde 1984-1985 yıllarında şizofreni tedavisi gördüğünü, İstanbul Haseki Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümünden alınan 28.05.2014 tarih 2990 sayılı raporda murisin ‘akli melekelerinin yerinde olmadığının’ yazılı olduğunu, murisin terekesinde iki adet taşınmazının bulunduğunu belirterek, vasiyetnamenin TMK’nın 502 nci maddesi gereğince ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğundan iptalini, kabul edilmediği takdirde tasarrufların aynen veya nakten tenkisini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin hazırlandığı gün alınan doktor raporuna göre murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamede adı geçen tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, vasiyetnamenin iptali talebinin reddini, terditli açılan tenkis talebi yönünden davacıların saklı paylarını aşan kısmın tenkisini istediklerini ve yasal hasım konumunda olduklarından dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin hazırlandığı gün alınan doktor raporuna göre murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamede adı geçen tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, vasiyetnamenin iptali talebinin reddini, terditli açılan tenkis talebi yönünden TMK’nın 505 inci maddesi ve devamı gereğince tenkis şartlarının araştırılmasını ve yasal hasım konumunda olduklarından dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; adli tıp kurumundan alınan rapora göre murisin akıl sağlığı yerinde olduğundan vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, davacıların saklı pay oranı 1/2 olduğundan bu oran üzerinden tapu iptal ve tescile karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ve T. Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü vekili; hüküm sonucunda murise ait taşınmazların yarısının davacılar adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazların diğer yarısının ne olacağı konusunda hüküm tesis edilmediğini, TMK’nın 564 üncü maddesindeki seçimlik hakkın kullandırılmadığını, mahkemenin gerekçesinde müvekkilinin tenkis talebini cevap dilekçesi ile kabul ettiklerini belirttiği halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedildiğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ve vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verildiği halde lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmediğini belirterek, re’sen belirlenecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili; TMK’nın 507 nci maddesi gereğince hesap yapılırken murisin borçları, cenaze giderleri, tereke mühürlenmesi ve yazımı giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin 3 aylık geçim giderlerinin terekeden indirilmesi gerektiğini, ilgili bütün kurumlardan murisin borcunun bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini, re’sen belirlenecek nedenlerle birlikte kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasçı nasbedilen kimse murisin külli halefi olduğundan mirasçı nasbedilen kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde davacıların saklı payları oranında tenkise karar vermek yeterli olacağından murisin ölüm tarihindeki tüm terekesinin araştırılmasına ve davalılara tercih hakkının sorulmasına gerek olmadığı, terditli tenkis talebi yönünden kabul kararı verilirken TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi üzerine bu davalı yönünden 1/2 oranında vekalet ücreti ile 1/3 oranında harç alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava terditli olarak açıldığından davacıların birincil talebi olan vasiyetnamenin iptali talebini kabul etmeyip ikincil talebi olan tenkis talebi kabul edildiğinden mahkemece reddedilen vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davalı TSK Mehmetçik Vakfı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı ve saklı pay oranı olan 1/2 hisse üzerinden tapu iptal ve tescil kararı verildiği halde muris üzerinde kalan 1/2 hissenin ne olacağı ile ilgili hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olması gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, hükmün aşağıdaki şekilde yeniden kurulmasına, vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, davacıların tenkis talepleri yönünden davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne, 56 parsel A blok 4 No.lu bağımsız bölüm ve 46 parsel 11 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazların muris adına kayıtlı payın iptali ile 1/2 hissenin davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 1/2 hissenin 1/3’ünün T. Kızılay Derneği Genel Başkanlığı adına, 2/3’ünün TSK Mehmetçik Vakfı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ve T. Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü vekili; TMK’nın 564 üncü maddesindeki seçimlik hakkın kullandırılmadığını, mahkemenin gerekçesinde müvekkilinin tenkis talebini cevap dilekçesi ile kabul ettiklerini belirttiği halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedildiğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ve vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verildiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili; TMK’nın 507 nci maddesi gereğince hesap yapılırken murisin borçları, cenaze giderleri, tereke mühürlenmesi ve yazımı giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin 3 aylık geçim giderlerinin terekeden indirilmesi gerektiğini, ilgili bütün kurumlardan murisin borcunun bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini, istinaf mahkemesinin müvekkiline harç tayin ettiğini, müvekkilinin her türlü harçtan muaf olduğunu belirterek, re’sen belirlenecek nedenlerle birlikte kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Mirasçılık kanundan doğabileceği gibi miras bırakanın iradesi ile de meydana gelebilir. Miras bırakan vasiyetname ile veya miras sözleşmesi ile terekesinin tümü veya bir kısmı için bir veya birkaç kişiyi mirasçı nasbedebilir. 4721 sayılı TMK’nın 516. maddesi, “Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Bir kişinin, mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf, mirasçı atanması sayılır.” ve TMK’nın 599/3 üncü maddesi, “Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.” şeklinde olup mirasçı nasbedilen kişiler, kanuni mirasçılarla birlikte miras ortaklığına dahil olurlar.

2. Bilindiği gibi; tenkis (inidirim) davası, TMK’nın 560-562 nci maddelerinde düzenlenen, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmalarının kural olarak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından mirasbırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında, tenkis davası, Miras Hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir. (G.Antalya, Miras Hukuku, İstanbul, 2003, s.305). Tenkis davası, açıkladığımız sebeplerle saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).

3. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK.md.570).

4. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için, tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin, temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri mahkemece re’sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834).

5. Mirasbırakanın, saklı payı zedeleyip zedelemediği “net tereke” üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılanlar oluşturmaktadır. Temlik edilenler ve temlik dışı olan taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerine göre hesaplanır.

6. Saklı paya elatmanın doğru olarak belirlenmesi için mirasbırakana ait her türlü mal varlığı değerinin saptanması gerekir. Terekenin pasifini, TMK’nın 507/2 nci maddesinde açıklandığı gibi, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir. Net tereke, bu şekilde tespit edildikten sonra; davacıların, net tereke üzerinden miras payı bulunur ve daha sonra saklı payları belirlenir. Bu durumda, davanın, TMK’nın 565 inci maddesi gereğince, tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkisde, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oranı belirlenmelidir.

7. Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır”. Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Sabit tenkis oranında tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde TMK’nın 564 üncü maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir ki o zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca sür’atle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.

8. Tenkis davalarında tereke mevcudunun (temlik içi – temlik dışı) mahkemece re’sen araştırılması zorunludur. Zira mirasbırakan adına olan tereke mevcudunun mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle değerinin tesbiti; gerek sabit tenkis oranının hesaplanması, gerekse ihlal edilen mahfuz hissenin belirlenmesi için zorunludur.

3. Değerlendirme
Mahkemece; murisin dava konusu vasiyetname ile tüm malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunduğu (mirasçı nasbı yaptığı) ve dava konusu vasiyetnamenin davacıların saklı payı dışında yerine getirileceği göz önünde alınarak, tenkis davası şartları incelenmeli ve öncelikle mirasbırakanın tereke mevcudu belirlenmeli (HMK. md. 31), tereke kapsamındaki taşınır – taşınmaz mal varlığı hakkındaki bilgi, belge ve kayıtlar dosyaya celbedilmeli, ondan sonra yukarıda anılan ilkeler esas alınarak, tenkis konusunda uzman bilirkişiden yukarıda belirtilen hususları da karşılayacak nitelikte rapor alınarak, saklı paylı mirasçı olan davacının saklı payı oranında tenkise karar verilmesi gerekirken, tenkis talebi konusunda yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davalı TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ve davalı … vekillerinin diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.