Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6971 E. 2023/357 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6971
KARAR NO : 2023/357
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri Mehmet Taşdemir adına kayıtlı 1652 ada 13 parsel ve 1652 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarda davalı …’in 01/09/2010 tarihinde muris Mehmet Taşdemir’e vekaleten davalı … lehine ipoetek tesis ettiğini, muris …’in ehliyeti bulunmadığını, geçersiz vekaletname ile müvekkilleirnin murisine ait taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini ileri sürerek ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … A.Ş vekili, ipotekli taşınmaz maliki …’in Gerek vekalet verildiği sırada gerekse ipotek tesis edilirken medeni hakları kullanma ehliyetine haiz yetişkin birey olduğunu, davacıların murisi tarafından verilen vekaletnamede dava konusu taşınmazların ipotek tesis edilebileceğinin açıkça yazıldığını, murisin fiili ehliyetini kaybedecek bir rahatsızlığı bulunup bulunmadığının belli olmadığını, ipotek tesis tarihinde …’in medeni haklarını kullanma ehliyetine haiz olduğundan rapor ile bunun aksinin kanıtlanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, …’in ipotek işleminin yapıldığı 01/09/2010 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının ATK raporuyla sabit bulunduğu, taşınmaz malikinin ipotek işleminin yapıldığı tarihte fiil ehliyetinden yoksun olduğundan dava konusu taşınmazlar üzerinde ipotek tesisine ilişkin işlemin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1652 ada, 13 parsel ve 1652 ada 30 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında 01/09/2010 tarih ve 4447 yevmiye no ile Ziraat Bankası A.Ş lehine kayıtlı ipoteğin kaldırılmasına, müteveffa … ile davalı … arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın ipotek tesis işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu, her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporu alınmış ise de üniversite hastanelerinden de uzman heyetlerce rapor düzenlettirilmesi gerektiğini, karara esas teşkil eden raporların tarihleri çoğunlukla ipotek tarihi olan 01.09.2010 tarihinden sonra olduğunu, davacıların herhangi bir vesayet başvurusu bulunmadığını, azilnamesi bulunmadığını, bu hususun vekaletname üzerine not düşüldüğünü belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … A.Ş vekili, istinaf dilekçesini tekrarla murisin fiil ehliyetini kaybettiğinin banka tarafından bilinemeyeceğini, geçersiz vekaletname ile işlem tesis eden Tapu Müdürlüğünün sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğunu savunarak hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Uyuşmazlığın çözümünde; TMK’ nın 9 uncu ve 15 inci maddeleri esas alınmıştır.
721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 9 uncu maddesinde yer alan “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.” hükmüyle; bir kimsenin hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 15 inci maddesinde ise “Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir

3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve Yasa’ya uygun olduğu ve temyiz itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacılar vekilinin temyiz itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … A.Ş vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.