Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7093 E. 2023/1669 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7093
KARAR NO : 2023/1669
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Hazineye ait olan dava konusu taşınmaz üzerine davacı tarafından 7 daireli binanın yapıldığını, bodrum ve dükkan katının haricen davalıya satıldığını ancak satış bedelinin yalnız 5.000,00 TL’sini ödediğini, harici satışın geçersiz olduğunu, davalıya ecrimisil ödemesi ve tahliye etmesi için ihtarname gönderildiğini ancak tahliye etmediğini belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; harici satışın geçersizliğini ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, satış bedeli iade edilmedikçe el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenemeyeceğini, satış bedelinden kalan 11.000,00 TL’yi ödemeye hazır olduğunu, ecrimisilin 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; davacının malik sıfatıyla zilyet olduğu binanın bodrum ve dükkan katının haksız olarak davalı tarafından kullandığı gerekçesiyle müdahalenin men’i davası ile ıslah dilekçesi doğrultusunda ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; harici satışın geçersizliğini ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, satış bedeli iade edilmedikçe el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenemeyeceğini, satış bedelinden kalan 11.000,00 TL’yi ödemeye hazır olduğunu, ecrimisilin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek, ayrıca davanın açıldığı tarihte davacı malik olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından inşa edildiği, yani davacıya ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacının aralarında düzenlenen sözleşmenin bağlayıcılığının kalmadığını bildirerek işbu davayı açtığı, davacının davasının hakka dayalı olduğu, yargılama sırasında taşınmazın davacı adına tescil edildiği, taşınmazın malikinin davacı olduğu anlaşılmakla davalının müdahalesinin men’ine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalının taraflar arasında düzenlenen 01.03.2010 tarihli sözleşme gereği taşınmazı kullandığı, haksız ve kötü niyetli zilyet olmadığı gerekçesiyle ecrimisil alacağına hükmedilmesinin isabetli olmadığından davalının istinaf talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve duruşmalı olarak davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olup davalının kötü niyetli olduğunu, satış bedelini ödemeden yıllarca davalı tarafından kullanıldığını belirtmiştir.

2. Davalı vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen istinaf sebepleri ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, dava konusu dükkan ve bodrum katın davacı tarafından davalıya bila tarihli harici satış sözleşmesiyle satıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından satış bedelinin tam olarak ödenmediği iddia edilmektedir. 4721 sayılı Kanun’un 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60 ıncı maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmi şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer tanınamaz ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir. Ne var ki, harici satışlarda 4721 sayılı Kanun’un 994 üncü maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında “Haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” denilmek suretiyle benimsenen kural gereğince, haricen satın alanın fuzuli şagil olmadığı gözetilerek ecrimisil ile sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. O halde, davalının çekişmeli taşınmazları haricen satın aldığı gözetildiğinde haksız işgalci konumunda olduğu söylenemez.

3. Hâl böyle olunca, taraf delilleri toplanarak ödenen harici satış bedeli üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının V-C-3-1 inci paragrafında açıklanan sebeplerle REDDİNE,

2. V-C-3-2 ve 3 üncü paragrafında açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.