YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7200
KARAR NO : 2022/7711
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.01.2020 tarihinde verilen dilekçeyle ön alım hakkına dayalı tapu iptal tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce istinaf talebinin esastan reddine, dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların dava konusu taşınmazlarda hissedarı olduklarını, dava konusu taşınmazlarda paydaş olan dava dışı …’ın hissesini davalıya sattığını, davacıların ön alım hakkını kullanmak istediklerini belirterek, taşınmazlardaki davalı hisselerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalıya 11.02.2020 tarihinde dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı 26.02.2020 havale tarihli dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümlerin kardeşler arasında paylaşıldığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili fiili taksim iddiasının araştırılmadığını, eksik araştırmaya dayanarak hüküm kurulduğunu, tanıklarının dinlenmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Hukuki dinlenilme …” başlıklı 27 nci maddesi şöyledir:
“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 288 ve 290 ıncı maddeleri gereğince mahkeme hakimi huzurunda taşınmaz başında bilirkişi, tarafların ve şahitlerin hazır bulundurulması suretiyle keşfin yapılması gerekir. Bu nedenle mahallinde usulüne uygun keşif yapılarak 6100 sayılı Kanunun 259/2 maddesi gereğince tarafların tanıkları taşınmaz başında dinlenerek davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişinin kullandığı ayrı ayrı bölümler bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişkili beyanlar varsa giderilerek ve tanıklarca gösterilecek yerler fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek krokide denetime elverişli şekilde işaretlenmek suretiyle fiili taksimin mevcut olup olmadığı saptanmalı, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince 08.10.2020 tarihli duruşmada ön inceleme yapılmış, 1 No.lu ara karar gereğince taraflara tanık listelerini sunmaları (açık kimlik ve adres bilgileri) ve tanıklarını hangi konuda dinleteceklerini açıklamaları amacıyla kesin süre verilmiştir. Ara kararda, kesin sürenin yasal sonuçları hatırlatılmış, delillerin celbinde kullanılmak üzere yatırılması gereken avansın da dökümü yapılarak açıklanmıştır.
2. Ön inceleme duruşmasının 4 No.lu ara kararında mahallinde 22.10.2020 günü keşif icrasına da karar verilmiştir.
3. Davalı katıldığı 08.10.2020 tarihli celse 4 No.lu ara karar gereği 22.10.2020 tarihinde keşif yapılacağından haberdar olmuş, keşfe katılmış ve herhangi bir itiraz ileri sürmemiştir. Davalı 27.10.2020 havale tarihli dilekçesinde tanıklarını bildirmiştir.
4. Davalı vekilinin 18.03.2021 tarihli celse tanıklarının dinlenmesini talep etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince davalı tarafça süresinde usulüne uygun cevap ve delil dilekçesi sunulmaması nedeniyle tanık dinletme talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
5. Mahkemece, davalıya tanık listesini sunması için verilen iki haftalık kesin sürenin son günü keşif günü (22.10.2020) olup; davalıya tanık listesini sunabilmesi ve tanıklar adına çıkarılacak davetiyeler için verilen sürenin yeterli olmadığı açıkça belli olan bu ara kararına dayanılarak tanık dinletme talebinin reddine karar verilemez.
6. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilinin fiili taksim savunması ile ilgili olarak mahallinde keşif yapılmış ise de davalı tanıkları dinlenmemiştir. Bu durumda mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılmalı, taraf tanıkları ve temin edilirse mahalli bilirkişiler 6100 sayılı Kanun’un 259/2 nci maddesi uyarınca taşınmaz başında dinlenmeli, fen bilirkişisinden fiili kullanımı gösterir, denetime elverişli kroki ve rapor alınmalı, davacıların ve davalıya pay satan paydaşın ayrı ayrı kullandıkları yerler olup olmadığı tespit edilmeli varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
7. Mahkemesince, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.