YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7212
KARAR NO : 2023/1508
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat Deniz Simay Oral, karşı taraftan davalı vekili Avukat Yunus Emre Karaağaç geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 1452 parsel sayılı taşınmazda 08.03.2016 tarihli satış işlemiyle davalıya satılan 13/24 hissenin önalım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve satış bedelinin gerçekte 100.000,00 TL olmasına rağmen önalım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla resmi senette 350.000,00 TL olarak gösterildiğini, davalının aynı satış işlemiyle dava konusu taşınmazın bitişiğinde yer alan 35 parsel sayılı taşınmazı 250.000,00 TL bedelle satın aldığını belirterek bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu hissenin ve dava dışı 35 parsel sayılı taşınmazın satış bedelini Samsun’da bulunan taşınmazını devretmek ve banka aracılığıyla ödeme yapmak suretiyle ödediğini, dava konusu taşınmazın yola cephesi olması, denize yakın olması gibi nedenlerle 35 parsel sayılı taşınmazdan daha değerli olduğunu, bedelde muvazaa olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bedelde muvazaa iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı ve önalım bedelinin verilen süre içerisinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bedelde muvazaa iddiasının ispatlandığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; resmi satış senedinde satış bedelinin, önalım hakkının kullanılmasına engel olmak amacıyla yüksek gösterilip gösterilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İspat yükü” kenar başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir:
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
Aynı Kanun’un 734 üncü maddesi ise şöyledir:
“Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.”
3. Değerlendirme
1. Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olmayan üçüncü kişi durumundaki davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla satış bedelinin resmi satış senedinde yüksek gösterildiğini iddia edebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Somut olayda; tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki delillere göre davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmıştır.
2. Diğer taraftan; temyizen incelenen karar, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.