YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7247
KARAR NO : 2021/3894
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05/11/2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, orman idaresinin asli müdahil talebinin reddine dair verilen 17/01/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile asli müdahale talebinde bulunan Orman İdaresi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 243 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalının hiçbir haklı neden yokken taşınmaza ceviz dikmek suretiyle tecavüz ettiğini belirterek taşınmaza yaptığı haksız müdahalenin önlenmesine ve diktiği ağaçların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazı 49 yıllığına Orman Bakanlığı’ndan kiraladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece (ilk kararda), davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Daire’sinin 11.06.2018 tarihli ilamıyla kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulüne, Orman İdaresinin asli müdahale talebinin ise reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili ile (asli müdahale talebinde bulunan) Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 243 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Orman İdaresi tarafından davacı aleyhine 30/12/2015 tarihinde Türkoğlu Mahkemesinin 2015/1679 Esas, 2018/512 Karar sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açılmış olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince (05.04.2021 tarihinde) kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması üzerine verilen cevapta ise dosyanın kesinleştiğine dair bir kaydın gönderilmediği görülmüştür.
Bilindiği üzere Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları; geri dönülmez sonuçlara yol açtığından “kal” talebinin bulunması halinde ancak tapu iptal ve tescil davalarının bekletici mesele yapılabileceği yönündedir. Aynı şekilde, Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal ve ve tescil davası nedeniyle mülkiyet problemi çözülmeden karar verilmesi de doğru değildir.
Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 65. maddesinin; ″Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.″ şeklindeki düzenlemesi karşısında, hem tapu iptal ve tescil davası hem de yargılamanın halen devam ettiği de gözetilerek Orman İdaresinin asli müdahale talebinin kabul edilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle Orman İdaresinin asli müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi, akabinde Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1679 Esasında kayıtlı davanın neticesinin beklenmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ile asli müdahale talebinde bulunan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.