YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7266
KARAR NO : 2022/7774
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.07.2006 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 03.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların birlikte maliki olduğu 18, 371, 549 ve 586 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, 22.11.2011 tarihli celsede davacı tarafça takip edilmeyen davayı kendilerinin takip etmek istediğini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, “Davanın usulden reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmişlerdir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece 01.10.2015 tarihli celsede davayı takip ettiğini söyleyen bir kısım davalılar vekili Av. …’e, açıldığı belirtilen isim tashihi dosyasının Esas numarasını bildirmek, bir kısım hissedarların mirasçılık belgesini sunmak ve yine bir kısım mirasçıları davaya dahil etmek üzere kesin süre tanındığı görülmüştür. Kesin sürelerin bir kısmı 2 hafta içinde, bir kısmı ise bir sonraki celseye kadar tamamlanmak üzere tanınmıştır. Davalı vekili 2 hafta süre tanınan işlemler için süresinde 15.10.2015 tarihli dilekçesini sunmuş, mirasçılık belgesi sunulmasına ilişkin ara kararın gereği olarak ise mahkemece yetki verilmediğinden celse arasında yetki talebinde bulunmuş, kendisine yetki verilmesi üzerine mirasçılık belgelerini teminen açtığı davaların Esas numaralarını bir sonraki celsede mahkemeye bildirmiştir. Mahkemece mirasçılık belgelerinin sunulmasına yönelik ara kararda yetki verilmediği, celse ertelenmesine neden olmadan ara kararların mümkün olduğunca yerine getirildiği gözetilerek usul ekonomisi gereği davaya devam edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde kesin süreye rağmen taraf teşkili sağlanmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.