Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7285 E. 2022/6036 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7285
KARAR NO : 2022/6036
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/08/2009 gününde verilen dilekçe ile tenkis istenmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yapılan yargılamaya, tüm dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayanılan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 20/10/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin babası …’ın ölümünden önce bağışladığı taşınmazlar yönünden tenkis talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili cevaben, bağış gözüken işlemlerin esasen taksim niyeti taşıdığını ve bu amaçla kazandırmalar yapılmasından dolayı yerinde olmayan davanın reddini istemişlerdir.
Uzun süren yargılamalar sonucu, mahkemece verilen 20/04/2021 tarihli Karar ile, davacı asilin ölümünden önce vermiş olduğu tarihsiz, ancak 30/11/2011 havale tarihli feragat dilekçesini esas almak suretiyle davayı RED ile sonuçlandırmıştır.
Kararın davacılar vekilince temyizi üzerine, Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu, sayın çoğunluk kararın onanması yönünde görüş bildirmiş olmakla, aşağıdaki şekilde karşı oyumuz açıklanmıştır.
1-Esasen feragat hususu, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/160-2015/179 sayılı, 28/04/2015 tarihli ek kararına dair dosyada yeterince tartışıldığı, yapılan değerlendirme sonucu mahkemece 21/06/2012 tarihli (20) numaralı celsede, “feragat dilekçesinin iradesi sakatlanmak suretiyle alınarak dosyaya ibraz edildiğinden feragat dilekçesinin irade sakatladığı nedeniyle geçersizliğine karar verildi.” kanaatine varılarak davaya devam olduğu, neticeten davanın kabulüne karar verildiği açıktır.
2-Ara kararı ile varılan sonuç ve varılan hüküm, davalı vekillerince temyiz edilmiş ve dilekçede belirtilen gerekçeler arasında “feragat konusuna” da yer verildiği (Dilekçenin 6. vd. sayfaları ) belirgin olduğu halde, Yüksek 1. Hukuk Dairesinin 2015/13166 Esas, 2018/13030 Karar sayılı ve 02/10/2018 tarihli ilamında bu husus açıkça bozma sebebi sayılmamış, bozma ilamında ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulmuş, ayrıca esas yönünden de tenkis şartları açıklanarak araştırma yapılması istenmiştir.
3-Bozma ilamına karşı sadece davacı vekili karar düzeltmeye gelmiş ve bozma kararının kaldırılması istenmiş ise de, 1. Hukuk Dairesinin 06/03/2019 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebi red edilmiştir.
4-Bu durumda “feragat” hususunu temyize götüren davalılar vekilinin, bozma ilamına karşı karar düzeltme yoluna başvurmaması sebebiyle, esasen bu konuda davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur.
5-Karar düzeltme talebinin reddi sonrası, dosya, ilk derece mahkemesine gelmiş ve alınan beyanlar sonrası, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
6-Bilindiği üzere, Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur.
Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Eş söyleyişle, kesinleşmiş olan bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usule ilişkin kazanılmış hak teşkil eder.
7-Somut olayda; bozma sebebinin, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığına yönelik olduğu halde, bu konunun araştırılması sonrası, mahkemece, sanki önceden hiçbir yargılama yapılmamış gibi, tekrar başa dönülmek suretiyle, davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
8-Usuli kazanılmış hak hususu esasen Yargıtay İçtihatları ile gelişmiş ve yerleşmiş olup, belirli istisnalar dışında, genellikle bu hususa riayet edildiği açıktır.
Kesinleşmiş hususlarda, mahkemenin tekrar başa dönerek usul yönünden karar vermesi, usule ilişkin ilkelere ve özellikle sürpriz karar verme yasağına ve nihayetinde … yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği açık olup; neticeten temyiz olunan kararın usuli kazanılmış hakka aykırılık sebebiyle bozulması gerekirken kararın onanmasına karar verilmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.