YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/731
KARAR NO : 2021/3348
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/06/2016 tarihinde verilen dilekçeyle satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 28/12/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı … vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30/11/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av. …. ile karşı taraftan davacı vekili Av. …geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı … Bölgesinden alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 30.11.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın, davalı tarafından istinaf edilmesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince talebin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar tesis edildiği açıktır.
İstinaf kararının temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2018/5372 Esas sayılı dosyası ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Kararının esastan bozulmasına, HMK 373/2 maddesi gereğince dosyanın ilgili 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Yargıtay bozma ilamına uymuş ve 2019/885 Esas, 2019/1174 Karar sayılı ilamı ile HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar tesis etmiş olmakla, bu sefer bu son karar Dairemiz önüne temyiz incelemesi için gelmiştir.
Sayın çoğunluk istinaf kararının onanması yönünde karar vermiş ise de, aşağıda belirtilen gerekçeler gereğince bu görüşe katılınmamıştır.
Öncelikle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma kararı gereğince, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2018/795 Esas, 2018/1028 Karar sayılı ilamı, bozmaya uyulmakla ortadan kalktığı gibi, ilgili mahkemenin daha önce verilen İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesine ait kabule ilişkin ilamı da kaldırılmakla, ortadan kalkmıştır.
Bu durumda HMK 297. maddesi gereğince temyize konu dosyada geçerli bir hüküm bulunmamaktadır. Çünkü ilgili madde gereğince davanın kabulü yönünde yeni bir karar tesisi gerekirken, sanki yukarıda anlatılan gelişmeler yaşanmamış gibi; dosya ilk defa istinaf önüne gelmişcesine istinaf tarafından esastan red kararı verilmiştir.
Oysa kararda kabul gereğince hak ve yükümlülükler ve yargılama giderleri ayrıntılı olarak açıklanmalı ve infaza- icraya uygun bir karar tesis edilmeli idi.
Usule uygun olmayan bu kararın onanması durumunda ortada icra edilebilir bir karar olmayacağı açıktır. Bu açıklamalar dışında temyiz incelemesine konu karar HMK 297. maddesine uygun bir karar olmadığı için kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken onama kararı verilmesi uygun bulunmadığından sayın çoğunluğa bu gerekçe ile katılamıyorum.