YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7442
KARAR NO : 2021/3469
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/05/2014 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/11/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, şahsi hakka dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi … arasında adi yazılı olarak düzenlenen 06.06.1989 tarihli zirai anlaşma uyarınca murisin, Bilek Köyünde bulunan kendisine ait 23 dönümlük tarlanın yarısını, bağ çubukları dikip yetiştirmesi karşılığında mahsul vermeye başlayınca müvekkiline devretmeyi; yine aynı köyde bulunan kendisine ait 15 dönümlük tarlanın yarısını da fıstık fidanı dikip yetiştirmesi karşılığında mahsul vermeye başlayınca müvekkiline vermeyi taahhüt ettiğini, ancak taşınmazların kadastro tespiti sonucu 18.05.1989 tarihinde 257 parsel numarasıyla …’ın eşi olan … adına tescil edildiğini, …’ın ölümü üzerine 20.07.1997 tarihli intikal işlemiyle 1/2 payının eşi …; 1/2 payının da diğer mirasçıları olan kardeşleri Haşim ve … adına kayıtlandığını, aynı gün …’nın kendisine ait 1/2 payı diğer paydaşlara satış suretiyle devrettiğini, taşınmazın kayıt malikleri… ve … aleyhine açtıkları tazminat davasının ise kayıt maliklerine karşı şahsi hakkın ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verildiğini ve derecattan geçip kesinleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 01.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle de tazminat talebini 50.080,00TL’ye yükseltmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri; davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, daha önce aynı sebeplerle açılan tazminat davasının reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, sözleşmenin sahte olması nedeniyle geçersiz olduğunu, zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı ile davalılar murisi … arasında yapılan yarıcılık sözleşmesinin düzenlendiği tarihte dava konusu taşınmazın … adına kayıtlı olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu ve davacının bu durumu bilerek taşınmaza ağaç diktiğinden kötüniyetli olup 4721 sayılı TMK’nın 995. maddesi uyarınca ancak zaruri masraflarını isteyebileceği gerekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen 2.295,00TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.04.2017 tarihli ve 2016/11228 E. 2017/2930 K. sayılı ilamıyla özetle, bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine; 4721 sayılı TMK’nın 723. maddesi uyarınca ödenecek tazminat tutarının, malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişeceği, somut olayda ise davacının, arazi üzerindeki ağaçları 06.06.1989 tarihli sözleşme hükümlerine göre diktiği ve dava konusu taşınmazın …’a eşinin ölümü ile intikal ettiği anlaşıldığından kural olarak iyiniyetli sayılacağı, dolayısıyla Fatma mirasçıları olan davalıların, miras payları oranında iyiniyetli olan davacıya tazminat ödemek zorunda oldukları; bu durumda mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden, davacı tarafından dikilen ağaçların dava tarihindeki yaş ve niteliklerinin belirlenerek, TMK’nın 994. maddesine göre dava tarihindeki değerlerinin ve ödenmesi gereken tazminat miktarından davalıların paylarına isabet eden miktarların tespitinin istenilmesi; daha sonra belirlenen miktarın davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçe gösterilerek, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına karşı, bir kısım davalılar vekillerinin karar düzeltme talepleri ise Daire tarafından reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, mahallinde fen ve ziraat bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmış; ziraat bilirkişisi raporu ve davacı tarafın ıslahı doğrultusunda, davanın kabulü ile 55.080,00TL tazminatın 30.000,00TL’sinin dava tarihinden; 25.080,00TL’sinin ise ıslah tarihi olan 01.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan miras payları oranında, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre bir kısım davalılar vekillerinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Bir kısım davalılar vekillerinin, hükmedilen tazminat miktarının davalılardan tahsili usulüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle belirlenen tazminat miktarının, … mirasçıları olan davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmesi yerinde ise de, tazminatın ayrıca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş; ancak bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş isede yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 1. maddesinde yer alan “müştereken ve müteselsilen” ibarelerinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.