Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7445 E. 2023/368 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7445
KARAR NO : 2023/368
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu sicil müdürlüğünce usulsüz olarak taşınmazlar üzerinde bulunan haciz şerhlerinin terkin işleminin iptali ile yeniden haciz tesisi talebiyle açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; …’nin Kuruma olan prim, işsizlik primi, damga vergisi ve idari para cezası borçları nedeniyle, dava konusu … Mahallesinde bulunan 8456 ada 6 parselde bulunan 10 nolu bağımsız bölümde ve 2 nolu bağımsız bölümün 7/25 hissesi üzerine davacı kurum tarafından tesis edilen haciz işleminin … Tapu Müdürlüğünce yasaya aykırı şekilde terkin edildiğini belirterek, bu işlemin iptaline, davacı kurum haczinin taşınmazlar üzerinde yeniden tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca taşınmazların tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yapılan işlemin yerinde olduğunu belirtmiştir.

2. Dava konusu taşınmaz malikleri … ve … fer’i müdahale dilekçeleri ile özetle; yapılan işlemin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bağımsız bölümleri satın alan feri müdahiller ile davacı Kurum arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, dava dışı yüklenicinin kamu borçlarından bağımsız bölüm maliklerinin sorumlu tutulmayacağı, davaya konu bağımsız bölümleri Kurum borçlusu yüklenici Abdullah Fener’den satın alan feri müdahiller … ve …’in söz konusu taşınmazlar üzerindeki mülkiyet haklarını kazandıkları tarihten sonra, 11.02.2012 tarihinde Kurum haczinin konulmuş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Müteahhide isabet eden bağımsız bölümlerin harici senetle üçüncü kişilere satılmasının, alacağın temliki hükmünde olduğunu, yüklenicinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden doğan hakkını satın (temlik) alan üçüncü kişi yüklenicinin halefi sıfatında olduğunu, nitekim, ilgili Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılan inşaattan müteahhit payına düşecek bir daireyi temlik suretiyle satın alan üçüncü kişi, kural olarak müteahhit sözleşmedeki yükümlüğünü tamamen yerine getirmedikçe, temlik aldığı şahsi hakkı arsa sahibinden talep edemeyeceğini, halefi sıfatıyla yüklenicinin borcunu ödemedikçe tescil isteyemeyeceğini,

2. Mülkiyet hakkı, yüklenici ile bağımsız bölümleri satın alanlar arasında yapılan satış sözleşmesi (harici satış sözleşmesi) tarihinde değil tapuya tescil tarihinde ya da mahkeme kararının kesinleştiği tarihte karşı tarafa geçmekte olduğunu, bu hususa göre fer’i müdahillerin Tüketici Mahkemesinde açmış oldukları tapu iptali ve tescil davalarının karar tarihlerinin 2014 ve 2017 yılı oldukları, yani müvekkili kurumca bağımsız bölümler üzerine konulan haciz tarihi olan 11.02.2012 tarihinden çok sonra olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ret kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.