Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7478 E. 2021/3498 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7478
KARAR NO : 2021/3498
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/11/2010 ve 12/06/2012 günlerinde verilen dilekçelerle ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/07/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleşen dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı- birleşen dosya davacısı vekili dava dilekçesinde 61396 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK’nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; mahkemece 11.06.2013 tarihinde mahallinde keşif icra edildiği keşif sonucu alınan 19.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazda paydaş olan ve taşınmazda paydaş olmayan 3. kişilerin muhdesatlarının olduğu tespit edilmiştir.
Bir kısım davalılar 14.03.2013 tarihli beyan dilekçeleri ile muhdesat iddiasında bulunmuş, davacı Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 03.06.2015 tarihinde 2015/281 E sayılı dosya ile muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmıştır.
Mahkemece; bilirkişi raporu, tarafların muhdesat iddiası ve açılmış bulunan muhdesat aidiyetinin tespiti davası dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeyle sadece dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş muhdesat hakkında hüküm tesis edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilip, taraf teşkili denetlendikten sonra tüm tarafların muhdesat iddalarını kabul edip etmediklerine dair beyanları tespit edilmeli, muhdesat konusunda ihtilaf bulunduğunda muhdesat iddiasında bulunanlara muhdesatın aidiyeti konusunda dava açmak üzere HMK’nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesi, açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, tüm tarafların muhdesat iddiasını kabul etmesi veya muhdesatın aidiyeti davası açılıp da muhdesatın muhdesat iddiasında bulunan paydaşlara aidiyetine karar verilmesi halinde;
Ayrıca davacı tarafından Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/281 Esas ile açılan muhdesat aidiyetinin tespiti davasının sonuçlandığı UYAP sisteminden yapılan sorgudan anlaşıldığından hükmün kesinleşmesinden sonra;
Yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek bilirkişiden rapor alınmak suretiyle satış bedelinden ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi, muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi; mahkemece verilen süre içerisinde dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuşçasına davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalıların ayrı ayrı temyiz temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 06.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.