Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7528 E. 2023/2775 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7528
KARAR NO : 2023/2775
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 5403 sayılı Kanun’un 8/i maddesinin bendi uyarınca ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Av. … ile diğer taraftan davacılar vekili Av. …. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 23.05.2023 Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 09.04.2019 tarihli ve 815 yevmiye numaralı satış işlemiyle temlik alınan dava konusu 135 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 5403 sayılı Kanun’un 8/i maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ön alım hakkı nedeniyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, ön alım hakkının dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılamayacağını, müvekkilinin sahip olduğu diğer taşınmazlar ile davaya konu taşınmazın sınırdaş olduğunu ve müvekkilinin dava konusu taşınmazı 20 yıldır kira karşılığı ekip biçtiğini, taşınmazı resmiyette her ne kadar müvekkili almış olsa da taşınmazın asıl sahibinin müvekkilinin babası olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş ve derdestlik itirazında bulunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, keşfen belirlenen bedel üzerinden ön alım hakkının kullandırılması gerektiğini, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu olmaması gerektiğini, müvekkilinin maliki olduğu diğer taşınmazların dava konusu taşınmazla sınırdaş olduğunu, yasa değişikliği ile ön alım hakkının kaldırıldığını beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın süresinde açıldığı, 5403 sayılı Kanun’un 8/i maddesinin kaldırılmasının geçmişe etkili olmayacağı, davalının bedelde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği ve taşınmazın gerçek malikinin davalının babası olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve ek temyiz dilekçesinde birden fazla davacının bu davayı açamayacağını beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/i maddesinin ikinci fıkrasına dayalı ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/i maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir. Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamaz. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması hâlinde hâkim, tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verir.”

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.2022 tarihli, 2019/14-798 Esas ve 2022/730 Karar sayılı kararı ve gerekçesi.

3. Anayasa Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli, 2014/133 Esas ve 2014/165 Karar sayılı kararı ve gerekçesi.

3.Değerlendirme
1. Tarım arazilerinin bölünmesini önlenmek ve ekonomik bir şekilde işletilebilmesini sağlamak amacıyla 03.07.2005 tarihli 5403 sayılı Kanun çıkarılmış, 30.04.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6537 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5 inci maddesi ile de 5403 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere 8/İ maddesi eklenerek, ikinci fıkrasında tarım arazisinin üçüncü bir kişiye satılması hâlinde sınırdaş tarım arazisi sahibine önalım hakkı tanınmıştır.

2. Uyuşmazlığın çözümü bakımından; 5403 sayılı Kanun’da önalım hakkına sahip olduğu belirtilen “sınırdaş tarımsal arazi malikleri” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği ve bu bağlamda özellikle paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir tarım arazisinin bulunması hâlinde paydaşların ön alım hakkını kullanıp kullanamayacakları hususunun da açıklığa kavuşturulması önem arz etmektedir. Hemen yukarıda değinildiği gibi tarım arazilerinde getirilen ön alım hakkı ile tarımsal bütünlüğün sağlanması amaçlanmış olup, paylı mülkiyette veya elbirliği mülkiyetinde bu bütünlük sağlanamayacağından, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu tarım arazisi ile diğer tarım arazilerinin sınırdaş olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu tarım arazilerindeki paydaşlar, sınırdaş arazilerin satılması durumunda önalım hakkını kullanamaz.

3. Nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 30.10.2014 tarihli, 2014/133 Esas ve 2014/165 Karar sayılı kararının gerekçesinde de ön alım hakkının sadece arazinin bütünüyle satılması durumunda mevcut olduğuna değinildiği gibi önalım hakkının “sınırdaş parsel malikine” tanındığı vurgulanmıştır.

4. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; ön alım hakkına konu edilen 135 ada 41 parsel sayılı taşınmaz 09.04.2019 tarihinde davalıya satılmıştır. Davacılar, dosyada mevcut tapu kaydına göre ön alım hakkına konu taşınmaza sınırdaş olan 135 ada 206 parsel sayılı taşınmazda elbirliği ile maliktirler. Yukarıda açıklandığı üzere, 5403 sayılı Kanun’un 8/i maddesinin ikinci fıkrasında kanun koyucunun amaçladığı tarımsal bütünlük sağlanmayacağından taşınmazda tam malik olmayan davacıların ön alım hakkını kullanmaları mümkün değildir.

5. Hâl böyle olunca; Mahkemece, davanın açıklanan gerekçe ve nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.