YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7658
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin … Köyü 1066 parsel sayılı taşınmazın 2/4 payı oranında tapu kayıt maliki olduğunu, müvekkilinin babası …’ün 2010 yılında vefat ettiğini, davacının bu tarihte küçük olduğunu, taşınmazın 2/4 payının kök murisi adına kayıtlı olsa da bu parselde üzerinde yer alan ev, motopomp pompası islim damının müvekkili tarafından yaptırıldığını, ağaçların yine müvekkili tarafından dikilip yetiştirildiğini belirterek, dava konusu taşınmazdaki muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davada hukuki yarar bulunmadığını, eda davası açılabilecekken tespit davası açılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2. Bir kısım davalılar yargılama aşamasında davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muhdesatın aidiyeti davası için gerekli olan hukuki yararın eldeki davada bulunmadığını, paydaşlarca açılmış bir ortaklığın giderilmesi davasının da bulunmadığını, mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m.). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722,724,729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilâmın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115).
3. Değerlendirme
Somut olayda; öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Tarafların kök murisi tarafından taşınmazda bulunan payının davalı …’e vasiyet edildiği, bu davalı tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi davasının kabulüne karar verildiği, hükmün Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 27.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Vasiyetnamenin tenfizi davası, muhdesat aidiyetinin tespiti davası açabilmek için gerekli güncel hukuki yararın bulunduğu istisnai hâller arasında sayılmamıştır. Mahkemece, dava şartı niteliğinde bulunan hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenler bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle, davalılardan … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.