Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7690 E. 2023/639 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7690
KARAR NO : 2023/639
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris …’ın 30.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatı üzerine Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas sayılı dosyası üzerinden mirasçılık belgesi talebinde bulunduklarını, murisin babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev’in ana baba bir öz kardeş olduklarını, murisin bekar ve çocuksuz vefat ettiğini, iptali istenen mirasçılık belgesinde murisin babası Nail’in anne baba kayıtlarına ulaşılamaması sebebi ile mirasın tamamının murisin annesi Fevziye’ye, murisin annesi Fevziye’nin hayatta olmaması sebebi ile murisin annesinin kardeşi Makbule’nin mirasçılarına kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle söz konusu mirasçılık belgesinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/420 Esas, 2020/439 Karar sayılı ve 31.10.2016 tarihli mirasçılık belgesinin iptali ile müvekkillerinin muris …’ın yasal varisleri olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili, davacılar ile muris … arasında akrabalık bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, muris …’ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç’ın anne ve baba bir kardeş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 31.10.2016 gün ve 2016/420- 439 sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilerek yeni mirasçılık belgesi düzenlenmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya gelen kurum cevaplarında muris …’ın babaannesi Zübeyde ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç arasında akrabalık bağı bulunduğunu gösterir hiçbir belge bulunmadığını, davacıların davasını kurumların arşiv kayıtları ve tanık beyanları ile de ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla TMK’nın 497 nci maddesine göre Mehmet Pertev mirasçılarının mirastan zaten pay alamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, TMK’nın 497 nci maddesi gereğince muris …’ın baba tarafından büyük ana ve büyük babasının alt soyu bulunmadığı, bu zümreye düşen miras payının diğer taraftaki büyük ana, büyük baba ve onların alt soyuna geçeceğini, bu durumda dördüncü derecede yer alan murisin babaannesi Zübeyde’nin kardeşi olan Mehmet Pertev alt soyu olan davacıların mirasçı olmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı …’ın mirası reddetmesi sebebiyle davalı sıfatı ile yer alan çocukları …, …, Yasemin Dalkılıç vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerin babaları … ve büyük babaları Mehmet Selahattin Dalkılıç’ın alt soyu olduklarından, üst soyları mirası reddetmiş olsalar da mirasçılık sıfatını koruduklarını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı kararı nedeniyle müvekkillerinin hukuki yararları zedelendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacılar …, …, …, …, …, … vekili temyiz dilekçesinde, TMK’nın 497 nci maddesinin Bölge Adliye Mahkemesince yanlış değerlendirildiğini, dosyaya celbedilen eski nüfus kayıtları, askerlik kayıtları incelendiğinde murisin babası Nail Kayhan’ın annesi Zübeyde Hanım ile davacıların büyükbabası Mehmet Pertev Dalkılıç’ın ana-baba bir kardeş olduklarının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalıların istinaf başvuru dilekçesinde yer almayan hususun gerekçe gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Uyuşmazlık çözümünde; TMK’nun 30, 497, 598 inci maddesi esas alınmıştır.

3. Değerlendirme
3.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır.

3.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.

3.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 575 inci maddesinde, mirasın miras bırakanın ölümüyle açılacağı; 495 inci maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı; 496 ncı maddesinde, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı; 497 nci maddesinde, altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının, büyük ana ve büyük babaları olacağı, bunların, eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birinin altsoyu bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, ona düşen payın aynı taraftaki mirasçılara kalacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisinin de altsoyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı, sağ kalan eş olması durumunda, büyük ana ve büyük babalardan birinin miras bırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payının kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçeceği; 498 inci maddesinde, evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanların, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacakları; 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin, miras bırakanın altsoyu zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın dörtte birinin, miras bırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın yarısının, miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması hâlinde, mirasın dörtte üçünün, bunlar da yoksa mirasın tamamının eşe kalacağı; 501 inci maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği hükümleri düzenlenmiştir.

3.4. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan ilkeler ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla karşılanmış olduğu görülmekle temyiz itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.