YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7715
KARAR NO : 2022/7278
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2013 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yıkım isteminin reddine ve ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne dair verilen 03.06.2021 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.11.2022 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan duruşmasız temyiz eden davacılar vekili Av. …. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Dava, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 265/1024 hissesinin vekil edenlerinin murisi … Kuşkonmaz adına kayıtlı iken, murisin müzayaka halinde bulunması nedeniyle davalı adına tescil edildiğini, vekil edenlerinin davalıya karşı gabin nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile vekil edenleri adına tesciline karar verilip, hükmün 16.4.2012 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesine ve davalının taşınmazda hiçbir … bulunmamasına rağmen taşınmazı işgal ettiğini açıklayarak; davalının taşınmaza haksız el atmasının önlenmesine, davalı tarafından inşa edilen yapılar ve benzeri unsurların kal’ine, ağaçların sökülmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.11.2008-11.11.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 10.000,00 TL ecrimisilin her yıl dönem sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, harcını da yatırdığı 19.01.2015 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 23.419 TL’ye yükseltmiş, yargılama sırasında davacılar vekili yıkım talebinden vazgeçmiştir.
Davalı vekili; davacılar murisinin vekil edenine dava konusu taşınmazı satarak zilyetliğini devrettiğini, vekil edeninin kötüniyetli olmadığını, satın aldıktan sonra taşınmazda iyileştirmeler yaptığını, iyileştirmelerden … alacak ve giderler için alacak davası açtığını, ancak mahkemece tapunun halen müvekkili adına kayıtlı olması nedeniyle davanın reddedildiğini, tapu iptali ve tescil davasının 16.04.2012 tarihinde kesinleşmesine rağmen davacıların kararın infazını talep etmediklerini, vekil edeninin TMK’nın 993. maddesi gereğince taşınmazda alıkoyma hakkının olduğunu, TMK’nın 994. maddesine göre ise faydalı ve zorunlu masrafları isteyebileceğini ve bu giderler ile satış bedeli üzerinden alıkoyma … bulunduğunu, bilirkişi raporu ile belirlenecek miktar ödenene kadar davalı lehine alıkoyma … tanınması gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece (ilk kararda), davanın ıslah ile artırılan miktar da gözetilerek kısmen kabulüne, 765 ada 7 parsel nolu taşınmaza vaki davalının müdahalesinin önlenmesine, yıkım talebinden vazgeçilmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarih ve 2018/1851 Esas, 2018/16054 Karar sayılı ilamı ile; “… davalı vekilinin aşağıdaki yazılı hususlar dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00 TL ecrimisil isteğinde bulunmuş, 19.01.2015 tarihli ıslah dilekçesinde ise isteğini 13.419,00 TL artırmış, toplam talebi 23.419,00 TL olmuştur. Mahkemece 27.141.60 TL toplam ecrimisile hükmedilerek talep aşılmıştır. Mahkemece taleple bağlılık kuralı, ıslah ile artırılan miktar ve davacıların tapudaki payları gözetilerek ecrimisil istemi yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekili 28.4.2015 tarihli yargılama oturumunda, imzalı beyanı ile tasdik ederek yıkım istemlerinden vazgeçtiklerini ifade etmiş olup, bu husus davanın takibinden vazgeçme olmayıp yıkım isteminden feragattir. O halde mahkemece yıkım talebi hakkında yıkım isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, reddi gereken yıkım istemi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
3. Yukarıda da açıklandığı gibi, davacılar vekili 28.4.2015 tarihli celsede yıkım talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş ise de; bu husus davanın takibinden vazgeçme olmayıp yıkım isteminden feragat olup, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım birlikte talep edildiğinde Dairemiz uygulamasına göre kabul edilen taleplerin toplam değeri üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, somut olayda davacıların elatmanın önlenmesi isteği kabul edilmesine rağmen davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilirken, elatılan taşınmaz değerinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yıkım isteminin reddine ve ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, yıkım istemi yönünden davanın reddine ve ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Karar tarihi itibariyle geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, davalı lehine karar tarihi itibariyle geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (yıkım bedeli ile reddedilen ecrimisil miktarı üzerinden) nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00 TL ecrimisil isteğinde bulunmuş, 19.01.2015 tarihli ıslah dilekçesinde ise isteğini 13.419,00 TL artırmış, toplam talebi 23.419,00 TL olmuştur. Mahkemece (son kararda), 20.969,12 TL üzerinden ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca davacılar vekili tarafından el atmanın önlenmesine yönelik 100.000,00 TL üzerinden dava açılmış olup, bu değer üzerinden peşin harcın yatırıldığı anlaşılmaktadır.
El atmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli davalarda dava değeri el atılan yerin değeri ile ecrimisil toplamından ibarettir. El atılan taşınmazın değeri 100.000,00 TL olarak gösterilip, 20.969,12 TL ecrimisile karar verildiğine göre, davacı lehine karar tarihi itibariyle geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (harcı yatırılan el atmanın önlenmesi dava değeri (100.000,00 TL) ile (20.969,12 TL) ecrimisil bedeli üzeriden) nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davanın kısmen kabul edilmesine bağlı olarak yargılama giderlerinin kabul/red oranına göre paylaştırılmamış olması da yanlış olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin, (3) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.