YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7785
KARAR NO : 2023/40
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … Hazinesi vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar; davalı … Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; 418 ada 98 parsel (yeni 4611 ada 2 parsel) sayılı taşınmaz için müvekkili adına … Belediyesi tarafından 09.02.1989 tarihli tapu tahsis belgesi verildiğini, tapu tahsis belgesinin tapuya şerh düşüldüğünü, müvekkilinin bedeli ödeyerek iktisap ettiğini, müvekkilinin taşınmazın kendi adına tescilini sağlamak için … Belediyesine başvurusu sonucunda, davalı kurumun, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle mera olması sebebiyle, taşınmazı devretmediğini, dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığını, ayrıca, müvekkilinin 1976 yılında taşınmaz üzerine bir konut inşa ettiğini belirterek, 418 ada 98 parsel (yeni 4611 ada 2 parsel) sayılı taşınmazdaki davalı Hazinenin hissesinin iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
2. Asli müdahale talebinde bulunan … ve … vekili müdahale dilekçesinde; davacının taşınmaz üzerine 1976 yılında bir konut değil bir gecekondu inşa ettiğini, iki-üç yıl sonra da ailevi nedenlerden ötürü başka bir şehre göç ettiğini, gitmeden önce paraya ihtiyacı olduğu için müvekkili …’a burayı para karşılığı bıraktığını, müvekkili …’ın da bu binayı diğer müvekkili …’e verdiğini, müvekkili ….’in burayı onardığını, düzenlediğini, yapıyı şimdiki haline getirdiğini, söz konusu taşınmazın ecrimisil bedellerinin müvekkili … tarafından belediyeye ödendiğini, davacının 40 yıldır taşınmazla ilgili hiçbir hukuki ilişkisinin kalmadığını belirterek asli müdahale taleplerinin kabulü ile taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebebine dayalı olarak müvekkili … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu, tapu tahsis kayıtlarının mülkiyet hakkı sağlamayacağını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın, Maliye Hazinesine ait olduğunun açıkça belirtildiğini, yerleşmiş Yargıtay Kararları ile sabit olduğu üzere, tapu tahsis belgelerinin bir mülkiyet belgesi olmayıp, yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgeleri olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazda tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için gerekli şartların gerçekleştiği, tanık beyanlarından davacının başka bir şehre göç ederken …’a evi satmadığı emanet ettiği, … adına dava konusu taşınmazın tapu kaydında tahsis bulunduğundan ikinci bir tahsis alamayacağı, müdahil davacı …’nın ise davacının tahsisine binaen taşınmazda oturduğunu, bu nedenle asli müdahale taleplerinin reddine; davaya konu parselin ifrazı mümkün olmadığından, davacıların dava konusu taşınmazda paydaş kılarak 4611 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 26000/166700 payının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … mirasçıları adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline, bakiye 140700/166700 payın Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Hazinesi vekili ve asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle, müdahale talebi dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu, ilk derece mahkemesince, tarafların delilleri değerlendirilerek davaya konu parselin ifrazı mümkün olmadığından davacıların dava konusu taşınmazda paydaş kılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, asli müdahil …’nın tapuya kayıtlı dava konusu taşınmazı haricen satın aldığına dair resmi bir belge sunmadığı, adına verilmiş geçerli bir tapu tahsisi belgesi de olmadığından talebin reddinin yerinde olduğu belirtilerek, davalı … asli müdahil vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu yeterince araştırma yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
-Tahsise konu yerde İmar Kanunu (İK), Resmi Gazete 18749, (09.05.1985), Kanun No.3194, md.18 uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
-İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
-Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
-Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
-İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
-Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … Hazinesi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.