YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7792
KARAR NO : 2023/51
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davalı … Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı … Belediyesinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı … Belediyesi yönünden husumetten reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Mahallesi, 172 ada, 12 ve 13 parsel (Yeni 6166 ada 7 parsel) sayılı taşınmazların 400 m²’lik kısmının 12.03.1987 tarihli tapu tahsis belgesiyle davacıya tahsis edildiğini, bedelin ödendiğini ancak tapunun devredilmediğini belirterek 6166 ada 7 parselde Maliye Hazinesi adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Hazinesi vekili duruşmalardaki beyanında; açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davalı … Belediyesi; tapu kaydında tapu malikinin Hazine olduğunu, Belediyenin tapuda malik olarak hissesinin bulunmadığını, Belediyeye herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından dava konusu taşınmazla ilgili hakkının 1992 yılında olduğunu iddia ettiğini, dava tarihine kadar geçen 30 yıl içinde hak düşürücü sürenin dolduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazda yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında davacının tahsis belgesine dayalı olarak tescilini istemiş olduğu taşınmaza ilişkin olarak, tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için gerekli şartların gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; …ili, Merkez ilçesi,…. Mahallesi 6166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydından 295/767 hissesinin iptali ile, davacı adına tapuya tesciline, bakiye 472/767 hissenin Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … Belediyesi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … Hazinesi vekili; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğinden bahisle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili; davacıya tapu tahsis belgesini Mal Müdürlüğünün verdiğini, müvekkili Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddi gerektiğini, emsal kararlarda tapu tahsis belgesini Belediyeye vermediğinden Belediye yönünden davanın reddine karar verildiğini, tapu kaydında tapu malikinin … olduğunu, müvekkilinin tapuda malik olarak herhangi bir hissesinin bulunmadığından bahisle, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, müvekkili … yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya verilmiş olan 12/03/1987 tarih ve 1574 yevmiye No.lu tapu tahsis belgesinin hukuken geçerliliğini koruduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı yapıldığı, dava konusu taşınmaz imar planında konut alanında kaldığı, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğu ve taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca tahsise dayalı davalarda hakdüşücü süre söz konusu değildir Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu kanaatine varılmıştır. Böylece davalı Hazine hakkında açılan davanın kabulü yerindedir. Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
Davaya konu tapu tahsis belgesinin incelenmesinde taşınmazın malikinin Hazine olduğu ve mal müdürü tarafından davacı adına 12/03/1987 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlenmiştir. Tahsis işleminin belediye tarafından yapılmadığı, tahsis işlemini taşınmazın maliki Hazine tarafından yapıldığı anlaşılmakla davalı … hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken mahkemece bu yönden karar verilmeyerek davalı … aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı … Belediyesinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı … Belediyesi yönünden husumetten reddine, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili;
Tapu tahsis belgesinin kişilere mülkiyet hakkı vermediğini belirterek eksik inceleme ve araştırma sonucu tesis edilen hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı vekili;
Emsal dosyalarda belediyenin de taraf olması gerektiği belirtildiği için davada taraf olarak gösterdiklerini belediye yönünden husumetten ret kararının doğru olmadığını Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04/12/1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
– Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
– Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
– İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
– Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
– Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
– Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.