YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7841
KARAR NO : 2023/204
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin noter satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı … Asfaltı mevkii, 69/1 pafta, 810 ada, 627 parselde kayıtlı B Blok 20 No.lu bağımsız bölümün devri için tapuya gidildiğinde tapu maliki ….’ın sağlığında yetkilendirdiği oğlu ….’a verilen vekaletnamenin tapu malikinin ölümünden sonraki işlemlerde kullanılamayacağının bildirilmesi üzerine satış parasının iadesini talep etmesine rağmen ödenmediğini, taşınmazın sahte vekaletname ile diğer davalı …’ye devredildiğini, davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ceza davası açıldığını, davaya konu dairenin müvekkili adına tescili için … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali ve tescil davasının halen derdest olduğunu, bu davada 22.07.2005 tarihinde ihtiyati tedbir kararı da verildiğini ancak davalı … ‘nun ihtiyati tedbir kararını da geçersiz hale getirmek amacıyla diğer davalı …’e muvazaalı olarak borçlandığını ve… İcra Müdürlüğünün 2014/11660 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe konu borcu da hemen kabul ettiğini belirterek tedbire rağmen tapu kayıtları üzerine konulan 07.07.2014 tarihli haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … , 09/03/2015 tarihte, cevap dilekçesinde, davacı … ile aralarında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili … ve … arasında 810 ada 627 parselde kayıtlı 14/2024 arsa paylı B Blok Kat 3, No.20 bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın satışı için 05.06.2014 tarihinde …. Noterliğinin 16608 yevmiye No.lu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını söz konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesini müvekkili …’ya vekaleten … ile imzaladığını, taraflar arasında yapılan taşınmaz satış vadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmaz için sözleşmede kararlaştırılmış olan 270.000,00 TL’yi diğer davalı olan …’ya ödemiş olmasına rağmen ilgili taşınmaz tapuda müvekkili adına tescil ettirilmediğini, davacı tarafından açılmış olan bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekirken kararıyla hatalı değerlendirmede bulunarak davanın kabulüne karar verdiğini, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan 08.03.2021 tarih, 2015/238 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararının mahkemece yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının öncesinde tapu iptal ve tescile ilişkin açtığı … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/179 Esas ve 2015/265 Karar sayılı dosyasında taşınmazın devri ve temlikin önlenmesi için 22.07.2005 tarihinde ihtiyati tedbir kararı konulduğu ve tapuya tescilli bulunduğu, haciz şerhinin ise 07.07.2014 tarihinde işlendiği, davalı …’in haciz şerhinin koydurduğu tarihte ve gerekse taşınmazı haricen aldığını bildirdiği tarihlerde şerhin tescilli olması nedeni ile iyi niyetli kabul edilemeyeceği keza eski malik davalı … ‘nun beyanlarıyla da haczin tapu devrinin sağlanabilmesi için konulduğunun ikrar edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haciz şerhinin tapu kaydında yer alan ihtiyati tedbir kararından sonra konulması nedeniyle davacı isteminin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 1023 üncü maddesinde tapu kütüğündeki tescile, iyi niyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin, bu kazanımının korunacağı ifade edilmiş olup, maddede iyi niyetle iktisabı korunacak olan hakkın, ayni hak olduğu açıkça belirtilmiştir. Haciz şerhleri, ayni hak niteliğinde olmadığından, TMK’nın 1023 üncü maddesi kapsamında bir korumaya sahip olamayacakları açıktır.
2. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.
3. İcra İflas Kanununun 91 inci maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
4.Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydından terkini mümkündür.
5.Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir.
6. HUMK’nun 101 ila 103. ve HMK’nun 189 uncu ve devamı maddeleri gereğince tapu kaydında davacı lehine ihtiyati tedbir şerhi işlenerek aleniyet kazandıktan sonra mevcut şerhe rağmen başkaca kısıtlamalar işlenmişse, tapunun aleniyet prensibi gereği sonraki şerh lehdarlarının önceki şerhi gördükleri kabul edilir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.