Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7877 E. 2023/722 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7877
KARAR NO : 2023/722
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tecil, zilyetlik şerhinin yazılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, Zonguldak Çınartepe Mah. 132 ada 56 parselde Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın bir kısmında 50 yıldan fazladır zilyet olup üzerinde iki adet 3 katlı binası ve bahçesi olduğunu, tapu tahsisi için gerekli müracaatları 1984 tarihinde yaptığını, harç ve bedellerinin ödendiğini ancak, buna rağmen Taşkömürü Havzasında kalan taşınmazın zilyet adına tescil edilmediğini, Hazine tarafından 775 sayılı Yasa kapsamında taşınmazın TOKİ’ye devredildiğini, zilyet olduğu kısmın iptali ile Hazine adına tesciline ve adına zilyetlik şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili;
a. Davanın idari yargının görev alanına girdiğini,
b. Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
c. Hazinenin dava konusu olayda husumetinin bulunmadığını,
Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TOKİ vekili;
1. Davanın idari bir dava olmasından dolayı davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesini,
2. Davanın aktif husumet nedeniyle de reddinin gerekeceğini,
3. Dava konusu yerin 3303 sayılı Yasa kapsamına giren yerlerden olmadığını, bu nedenle davanın esas yönünden de reddi gerekeceğini,
4. Davacının yasal süre içerisinde müracaatta bulunmadığını,
5. Dava konusu yerin 775 sayılı Yasa kapsamında Hazine tarafından kendilerine devredilmiş olması nedeniyle davacının hiçbir hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2019 tarih ve 2018/422 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararıyla; ”Mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE” karar verilmiştir

2. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 09.01.2020 tarih ve 2019/1446 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile; ”Davacının TOKİ adına tapuda kayıtlı taşınmaza yönelik 3303 sayılı Kanun kapsamında hakkı bulunduğu iddiasıyla Hazine lehine tapu iptali ve tescil ile kendisi adına beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesini talep ettiğini,talebin 775 sayılı Kanun kapsamında TOKİ’ye yapılan devirle ilgili idari işlemin iptaline ilişkin olmadığından, ilgili taleple ilgili adli yargı kolu görevli olduğu ” gerekçesi ile ;
“a. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KABULÜNE,
b. Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 02/04/2019 gün ve 2018/422 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
c. Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,” karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi yargılamaya devamla;
“1. Davacının davalı … yönünden açtığı davanın pasif husumet bulunmadığı için davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2. Davacının davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yönünden açtığı davanın aktif husumet bulunmadığı için davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,” karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.202 tarih ve 2020/1166 Esas, 2020/979 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı, dava konusu parselin zilyetliğinde olan kısmın parselden ifrazı ile kullanımında olan kısmı 07.04.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile 05.06.1986 tarihli ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanunun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile tapusunu alma hakkı olmasına rağmen 07.07.2014 tarih 849 sayılı Bakanlık Oluru ile Hazine adına kayıtlı taşınmazın tamamının TOKİ’ye devredilmiş olması ile Yasanın tanıdığı bu haktan yararlanamadığını,

2. Bu durumda idari işlemle TOKİ’ye devri yapılan taşınmaz üzerindeki fiili durumlar dikkate alınmadan, bu kısımlar ifraz edilmeden yapılan tapu devri usul ve yasaya aykırı olduğunu,

3. Mülkiyet hakkının ihlâl edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TOKİ adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ve zilyetlik şerhinin tapuya yazılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
a. Uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa hâlindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemek amacını taşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmak suretiyle, yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için temin edilecek arsaların ve muhafazası mümkün görülen gecekonduların Yasada öngörülen usul ve esaslara göre hak sahipliği belirlenen kişilere verilmesine olanak sağlamıştır.

Nitekim, anılan Yasanın “Tapu Verme” başlıklı 3290 sayılı Yasa ile değişik 10 uncu maddesinin (a) bendi, “Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine ‘Tapu Tahsis Belgesi’ verilir. Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder. (Ek: 18/5/1987-3366/4 md.) Ancak ıslah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir” denilmektedir.

b. Davacı dayanağı mevzuatta;
Zonguldak Taşkömürü Havzası, Kastamonu Kurucaşıle’den Kdz Ereğli’ye kadar uzanan ve Havza-i Fahmiye olarak bilinen Taşkömürü Havzasının sınırları 17 Ocak 1326 (1910) tarih ve 289 sayılı Teskere-i Samiyye (Başbakanlık Teskeresi) ile belirlenmiş olup, daha sonra bu sınır 1958 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile genişletilmiştir.

Bu sınırlar içinde kalan taşınmaz mallar ferdî mülkiyete konu olamayacağından kadastro çalışmaları ile Hazine adına tescil edilmiştir. Taşkömürü Havza sınırları içinde zilyetlik yoluyla taşınmaz mal edinilmesi yasaklanmıştır. Bu yasak 1986 yılında yapılan kanuni düzenleme ile kaldırılmıştır. 05.06.1986 tarih ve 3303 sayılı “Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun” ile bu yasak kaldırılmış ve havzadaki arazilerin zilyetlik yoluyla özel mülkiyete konu edilmelerine imkân sağlanmıştır.

3303 sayılı Yasada Tapu Kanunu ve Kadsastro Kanunu hükümlerine atıf yapıldığından 2 yıllık süre içinde müracaat eden veya dava açanlara tapuları verilmiş, süreyi geçirenlerin talepleri hak düşürücü süre yönünden reddedilmiştir.

Daha sonra 11.11.1999 tarihinde kabul edilen 4479 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanuna Ek Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 05.06.1986 tarihli ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiş ve en son 07.04.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6637 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile 05.06.1986 tarihli ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına değiştirilerek ek fıkra eklenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Davacının 6637 sayılı Yasa ile değişik 3303 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle bu kısmı Hazineden devir alabilmek için Hazine adına tescilini ve zilyet olduğuna dair şerhin tapuya kaydını istemiştir.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava tarihi itibarıyla Hazinenin tapu maliki olmadığı, dosya içinde varlığı iddia olunan tapu tahsis belgesinin olmadığı, davacının Hazine adına tapu kaydının iptali ve tescil isteme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz istemini reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.