Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8045 E. 2023/160 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8045
KARAR NO : 2023/160
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 101 ada 106 parselde hisse sahibi olmasına rağmen diğer hissedarlar olan davalıların taşınmazı kulanmasına engel olduklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar, usulüne uygun cevap dilekçesi sunmamışlardır.

2. Davalılar vekili duruşmadaki beyanında;taşınmazda davacının kullanmadığı kendisine bırakılan bir alanın olduğunu, intifadan men koşulu gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde 10 yıllık ecrimisil talebi olmadığı halde sonradan genişletilen talebe muvafakatlarının olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu dile getirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elatmanın önlenmesi talebi yönünden; davacının taşınmazda kullandığı herhangi bir kısmın bulunmadığı, fiili taksimin yapılmadığı, davalıların kullanımında olduğu, her ne kadar taşınmazda ekilmeyen boş kalan kısım varsa da bu alan dahil tüm taşınmazın davacı tarafından kullanılmasının dava açılmadan hemen önce davalılar tarafından engellendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden, dava açılmadan hemen öncesine kadar davalının tasarrufuna davacı tarafından onay verildiği, daha öncesinde davacının kullanımının engellendiği hususunun ispat edilemediği uyuşmazlığın dava tarihine yakın tarihte doğduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalılardan babasının vefatından itibaren devamlı surette hakkını sözlü olarak talep ettiği halde hakkının verilmediğini, dava konusu taşınmazda kök murisin sağlığında da fındık ağaçları olduğu için, doğal ürün veren bir taşınmaz olması nedeni ile ecrimisil talebi için ayrıca ihtar çekmeye gerek olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisinden intikal ettiğini, fiili taksim sonucunda davacının hissesinin ayrıldığını, müvekkilleri tarafından davacıya ayrılan kısmın hiçbir şekilde kullanılmadığını ve kullanımın engellenmediğini bu hususun mahalli bilirkişi beyanlarıyla da sabit olduğunu, dava açılmadan önce taşınmazın kullanımı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın elatmanın önlenmesi talebi yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili tarafından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.