Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8080 E. 2023/62 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8080
KARAR NO : 2023/62
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edenine ait dava konusu 994 parsel numaralı taşınmazın önce davalıların miras bırakanı …, sonrasında ise davalılardan … tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek; davalı …’ın taşınmaza el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’un kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinde davalılar murisi …’un zilyetliğinde bulunduğu, …’un vefat ettiği, terekenin taksimine kadar davalıların murisin borçlarından müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı … yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil isteminin kabulüne, 22.500,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılardan … istinaf dilekçesinde;
1. İhtilafa konu yer, muris babalarından kendilerine kalan gayrimenkullerin orta kısmına tekabül eden bir alanda yer aldığını, her ne kadar yerel mahkeme davacı tarafın tapu senedine dayalı beyanlarını kabul etmiş ise de, asılsız iddia ve beyanlarını içeren gerçeklikten uzak beyanlarına itibar edilerek karar tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığını,
2. Davacıya ait taşınmazdan zorunlu olarak geçme ve rıza dışı gibi bir kullanımın söz konusu olmadığını,
3. Dava konusu yer, boş ve bakımsız bir arazi iken davacının da bilgisi ve muvafakatı dahilinde muris babası … tarafından kullanılmaya başlandığını, dava konusu yere murisi tarafından ekonomik değer katıldığını, gelir getirici tüm meyve fidanlarının muris babası tarafından dikildiği ve vefatına kadar da kendisi tarafından kullanıldığını,
4. Davacının kendisine ait bir çok yeri muris babası …’a sattığını, dava konusu parselin de satılması halinde davalının murisine satacağını ve bu nedenle kullanması yönünde açık beyanının olduğunu, davacının muvafakatı üzerine muris babası …’un masrafını karşılayarak dava konusu parsele meyve ağacı diktiğini, mahkemenin burada açık rızayı görmezden gelmesinin hukuken mümkün olmadığını, yerin kullanılmasına ilişkin ihtilaf olmuş olsa 2001 yılından beri davacı tarafından bu hususta bir yasal talep olmuş olmasının söz konusu olacağını ancak, muris babasının 2017 yılında vefatı ile söz konusu yerin tarafından kullanılmaya başlandığını ancak, davacının kullanılmasını ortadan kaldırdığını gösterir ihtarnamesi ile de tarafından kullanılmasını sonlandırdığını,
5. Bilirkişi raporunda dava konusu yerin ürün getirisi hesaplanmış ancak, hesaplamada davacının da kabul ettiği üzere meyve ağaçlarının ekonomik değerinin göz önünde bulundurulmadığını, muris babasının dikmiş bulunduğu meyve ağaçlarının ekonomik değerinin hesaplanmadığını, davacıya ecrimisil olarak ödenmesi hususunda vermiş bulunduğu miktardan mahsup yöntemini uygulamadığını,
6. Tapusu davacıya ait yerin tarafından kullanımının muris babasının vefatından sonrasına isabet ettiğini, tarafından kullanma tasarrufuna sahip olunmayan yer ile ilgili olarak tarafından 5 yıllık geriye dönük ecrimisil ödenmesi konusunda mahkemenin kararının hatalı olduğunu, kaldı ki ihtarname ile birlikte tarafından yerin kullanımının da sonlandırıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan …’un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar temyiz dilekçesinde özetle;
1. Davacının kullanımının engellenmediğini,
2. Dava konusu 994 numaralı parsel üzerinde armut ağaçlarının bulunmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen ağaçların 995 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunduğunu ve söz konusu ağaçların da taraflarınca dikildiğini,
3. Geçmişe dönük 5 yılı aşan ecrimisil talebini kabul etmediklerini ileri sürmüşlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı, hükmün fer’ilerinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Hukuki Sebep
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Her ne kadar davalıların miras bırakanı …’un vefat ettiği 24.09.2017 tarihinden itibaren ecrimisil yönünden değerlendirme yapılması gerekirken vefat tarihinden öncesini kapsar şekilde ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu hususun açık temyiz nedeni olarak belirtilmediği anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmaz davacı adına kayıt olup davalıların mülkiyetten ve sözleşmeden kaynaklı hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı görülmektedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.