YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8093
KARAR NO : 2023/380
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin babası mirasbırakan Hüseyin Zeybek’in tek mal varlığı olan dava konusu 879 ada 74 parsel sayılı taşınmazı 2. eşi olan davalıya temlik ettiği, mirasbırakanın gerçek amacının ilk eşinden olan davacı oğlunu mirastan yoksun bırakmak olduğunu ileri sürerek muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde saklı payın ihlal edilmesi nedeniyle tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu edilen taşınmazın davalı tarafından 3. kişiden satın alındığını, mirasbırakanın dava konusu taşınmazla ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris muvazaasına dayalı olarak istenen tapu iptal tescil talebi yönünden; davalının dava konusu taşınmazı doğrudan dava dışı kişilerden kendi bileziklerini bozdurmak ve kalan borcunu çalışarak ödemek suretiyle aldığı, muris Hüseyin Zeybek’in iş bu taşınmazla ilgisinin bulunmadığı, murisin taşınmaz maliklerinden olmadığı gibi doğrudan taşınmazı davalı adına aldığının soyut ve genel iddia dışında hiçbir somut veri ile de ispat edilemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
2. Terdiden istenen tenkis talebi yönünden; davacıların murisi tarafından yapılmış bir tasarruf olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın 06.12.1973 tarihinde doğrudan davalı tarafından alındığı, taşınmazın tarafların murisi ile ilgisinin bulunmadığı, muris tarafından davalı lehine yapılmış bir tasarrufun da söz konusu olmadığı gibi hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada tapu iptali ve tescil talebinin bulunmadığını, 18.03.2019 tarihli dilekçede davaya tenkis davası olarak devam edileceğinin bildirildiğini, muris muvazaası davasının hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerine bağlı olmadan her zaman açılabildiğini, tenkis talebi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istedi.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tenkis yönünden yapılan incelemede, davaya konu taşınmazda davalı adına kaydın üçüncü kişilerden edinilmek suretiyle 1973 yılında oluştuğu, tarafların murisi Hüseyin Zeybek’in, 20.08.2012 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 22/05/2017 tarihinde açıldığı, davacının, saklı payının zedelendiğini murisin ölüm tarihi itibariyle öğrendiği bu tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar TMK’nın 571 inci maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek değerlendirilme yapılmasının doğru olmadığı gibi hak düşürücü süreye tabi davalarda, süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, vekille temsil edilen davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayin edilmesi yerine, davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlara ek olarak davaya tenkis davası olarak devam etiklerini, nitekim 10.06.2019 tarihli beyan dilekçelerinde davaya tenkis davası olarak devam edeceklerini bildirdiklerini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığını, tenkis davası için hak düşürücü sürenin geçmediğini, tenkis koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Medeni Kanunu’nun 560 ve 559 uncu maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.