YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8125
KARAR NO : 2023/659
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının öz kardeş olduğunu, dava konusu 11571 parsel sayılı taşınmazda 6/80 hissesinin müvekkili, diğer 6/80 hissenin ise davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın alımında davalının katkısı olmadığını, satış bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini ancak müvekkilinin anne ve babasının tapuda kardeşinin de payının olmasını istedikleri için kardeşi adına da tapuda pay bulunduğunu, davalının müvekkilini darp ettiğini belirterek; dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı bulunan payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkilinin taşınmazı kendi emek ve birikimleri ile satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’ün dava açılmadan önce taşınmazı …’e devrettiği; …’ün davalı olmadığı; davalı olarak bildirilen …’ün ise tapu maliki olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle ve usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yeni tapu kayıt malikinin davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işin esasına girilerek davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ise de, re’sen değerlendirme yapılarak yeni kayıt maliki Esma dahili davalı olarak kabul edilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; …’ün dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, Esme’ye yapılan tapu devrinin muvaazalı olduğunu, tarafların kardeş olduğunu ve tanık beyanlarının esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz. 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur. Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir.
3. Değerlendirme
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tapu iptal ve tescil davası kural olarak kayıt maliki aleyhine açılır. Somut olayda; davanın 16.06.2017 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazda davalı …’ün maliki bulunduğu payı dava açılmadan önce 13.06.2017 tarihinde hakkında dava açılamayan …’e devrettiği, davalı …’ün kayıt maliki olmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, tapu iptal ve tescil davaları kayıt malikine karşı açılır. Dava tarihi itibarıyla kayıt malikine karşı açılmış bir dava yoktur. Islah yoluyla dahi olsa hasım değiştirilemeyeceği gibi, dahili dava yoluyla da bir kimseye taraf sıfatı verilemez. Davanın kayıt maliki olmayan davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davalı … ve hakkında dava bulunmayan Esme hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.