Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8140 E. 2023/485 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8140
KARAR NO : 2023/485
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki kaydın kaldırılması ve değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1. Davacı vekili; davacının …. mevkiinde bulunan 187 ada 9 parsel numarasında kayıtlı bulunan 1.193,34 m2 yüzölçümlü taşınmazın zilyetliğini 12.01.2016 tarihinde …’dan devir ve teslim aldığını, taşınmazın 1985 yılından bu yana … tarafından kullanıldığını, imar ve ihya yapıldığını, 2012 yılında Yaşar Yeşil tarafından zilyetliğin …’a devredildiğini, Alpaslan’ın da 2013 yılında oğlu Muhammet’e devrettiğini, Muhammet’in de 2016 yılında zilyetliğini davacıya devrettiğini, bu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/b maddesi gereğince orman dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, bu taşınmaza ait gerekli resmi işlemlerin yapıldığını, ödenmesi gereken bedellerin yatırıldığını, ancak dava konusu taşınmazın davalı … adına mera olarak tescil edildiğini, mera ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, 9 parsel sayılı 1.193,34 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapudaki mera kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. 16.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 9 parseldeki mera kaydını iptali ile davacı …’ın zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili; davanın yasal süresinde açılmadığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, Kızılağaç Köyü kadastrosunun kesinleştiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile “Muğla ili, Milas ilçesi, Kızılağaç Mahallesi, Kuyukarşısı mevkiinde bulunan 187 ada N10A21A3 pafta, 9 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan mera şerhinin iptali ile …’ın zilyetliğinde olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilleri, zamanaşımı definde bulunmuş, yetersiz ve eksik inceleme nedeniyle davanın reddini savunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Mera kaydının kaldırılması yönünden; mera komisyonunun 22.01.2010 tarihli kararının halen geçerliliğini koruduğunu, Mera Komisyon kararının iptaline yönelik bir dava da bulunmadığını, ortada yürürlükte bulunan bir mera komisyon kararı bulunmasına karşın taşınmazı satın alacağını belirten davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, zilyetlik şerhinin düzeltilmesi istemi yönünden de; davacı taşınmazın kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu ve tapuya tescilini de talep etmiş olup, bu yöndeki talebini taşınmazda halen zilyet olarak gözüken Yaşar Yeşil’e yöneltilmesi gerektiğini, davalıların bu talep yönünden taraf sıfatları bulunmadığını belirterek, istinaf talebinin kabulüne karar verilerek,

1. Davalı Hazine ve dahili davalı …’nın istinaf başvurusunun kabulüne,

2. Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2017 tarih ve 2016/28 Esas, 2017/754 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına,

a. Mera şerhinin terkini yönünde açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
b. Taşınmazda davacı adına zilyetliğin tescili yönünde açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili taşınmazın mera ile ilgisinin olmadığını, 6183 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına çıkarılan orman olduğunu, şerh sahibi Yaşar Yeşil tarafından imar ihya edilmek suretiyle ve zilyetliğini devir ederek 2016 yılından beri davacının zeytinlik olarak kullandığını, zilyetlik şerhinin düzeltilmesi isteminin taşınmaz malikine karşı ileri sürülmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz kaydında bulunan mera tahsis şerhinin kaldırılması ve zilyet isminin düzeltilmesi istemine ilşkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 15.01.2009 tarihli ve 5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile eklenen Ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun’la değişik 2 nci maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanun’larla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun’un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır.

2. “Kullanım kadastrosu” olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir.

a. 6292 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde Kanun’un amacı; 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2 nci maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak ifade edilmiş, 6831 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile Hazine’ye ait tarım arazileri hakkında uygulanacağı açıklanmıştır.

b. 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde yer alan hükümlere göre de; 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen veya bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce veya sonra kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen ve hak sahibi sayılan kişilerin, 6292 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 26.04.2012 tarihinden itibaren idareye başvurmaları sağlanarak, bu şekilde hak sahibi kişilerin mağduriyetlerinin önlenmesi ve bu taşınmazların da değerlendirilmelerine imkân sağlanması amaçlanmıştır.

3. Değerlendirme
1. Dava konusu 187 ada 9 parsel sayılı taşınmaz … adına zeytinlik niteliğiyle kayıtlı olup; beyanlar hanesinde ise; “Mera komisyonunun 22.01.2010 tarih, 343-712 sayılı yazılarına göre mera olarak tahsis yapılmıştır.”,“Parsel 1985 yılından beri Yaşar yeşil tarafından kullanılmaktadır.”, “İşbu parsel 6831sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince … adına orman dışına çıkarılmıştır.”, şerhleri bulunmaktadır.

2. Davacı, dava konusu orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın zilyetliğini zilyetlik şerhi sahibinden devir aldığını belirterek 6292 sayılı Kanun uyarınca tanınca haklardan faydalanmasına engel olacak mera şerhinin kaldırılmasını ve zilyetlik şerhinin de düzeltilmesini istemektedir.

3. Bu durumda, Hukuk Genel Kurulunun 2021/58 E., 2023/1 K sayılı kararında da belirtildiği üzere; sübjektif hakkı dava etme yetkisinin kural olarak o hakkın sahibine ait olduğu, 6292 sayılı Kanun uyarınca kullanıcı olarak hak sahibi sayılan davacının mera şerhinin iptaline yönelik açılan davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.

4. Zilyetlik şerhinin düzeltilmesi istemine gelince; kullanım kadastro tutanağının düzeltilmesi davasında davalı kullanım kadastro tutanağındaki kullanıcı olarak kaydedilen kişi ile taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olan Hazinedir. Bu nedenle davalı Hazinenin pasif husumet ehliyeti olduğu kuşkusuzdur. Ancak şerh lehtarı Yaşar Yeşil’e husumet yöneltilmeden sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle Yaşar Yeşil’in usulüne uygun bir şekilde davada yer alması sağlanarak toplanacak deliller değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY
…Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 08.10.2021 tarihli kararı usule ve hukuka uygun olup onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozulması yönündeki kararına katılamıyorum.