Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8175 E. 2023/2277 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8175
KARAR NO : 2023/2277
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının ve kademeli istek olan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacının tapu iptali ve tescil davasının ve kademeli istek olan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı olarak temyiz eden davacı vekili Avukat…. ile karşı taraftan davalı vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.377,01 m²’lik kısmının …. Köprülü Kavşak Projesi kapsamında 18.03.2011 tarihli uzlaşma neticesinde kamulaştırılmasına karar verildiği, müvekkilinin uğradığı değer kaybı zararı nedeniyle kamulaştırma işleminin tamamlanmasından önce davalı bölge müdürlüğü tarafından 131 ada 3 parsel sayılı gayrimenkulün metrekaresi 240,00 TL bedel üzerinden satılmasının taahhüt edildiği, 03.03.2011 tarihinde taşınmazın Hazineden devralındıktan sonra devrin yapılacağının bildirildiği, bu taahhüt nedeniyle müvekkilinin uzlaştığı, taahhüdün yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığı açıklanarak taşınmazın bedeli depo edilerek tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilinin sağlanması, davalı adına kayıtlı değil ise davalı adına tescilinin sağlanması için süre verilmesi ve taahhüt doğrultusunda bedelinin depo edilmesinden sonra müvekkili adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi ve müvekkilinin mahrum kaldığı kazancında ödenmesi talep ve dava edilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin …. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde faaliyette bulunduğu, köprülü kavşak projesi kapsamında davalıya ait 177 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırma işlemleri yapıldığı, Kocaeli Valiliğince kamulaştırma bedelinin müvekkili tarafından karşılamasının istediği, vekil edeninin de 131 ada 3 parsel sayılı (Hazine adına kayıtlı) taşınmazın kendilerine devredilmesi halinde metrekaresi 240,00 TL baz alınarak devredileceğinin bildirildiği, davacının talebi üzerine 29.01.2013 tarihinde 100.000,00 TL ek ödeme yapıldığı ve davacının talep edebileceği bir hakkının kalmadığı belirtilerek davanın reddi savunulmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olup taraflar arasında resmi şekle riayet edilmediği,

2. Davacı tarafından, davalının dava konusu taşınmazı Maliye Hazinesinden aldıktan sonra 240 TL/m² birim bedelle ile kendisine devredileceği inancıyla 177 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırmasına ilişkin uzlaşma sağlandığı,

3. Davacıya ait 177 ada 1 parsel sayılı gayrimenkulün 16/02/2011 tarihinde 627.628,00 TL bedel üzerinden kamulaştırıldığı, 2013 yılında 200.000,00 TL ilave ödeme yapıldığı ve davacının yapılan ödemeyi kabul ettiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının ve kademeli istek olan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1. Kamulaştırma sonucu taşınmazın değerinin oldukça düştüğünü,

2. Zararın tazmin edilmesi gerektiğini,

3. Sözleşme gereği müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen karşı tarafın yükümlüğünü yerine getirmediğini,

4. Ödenen 100.000,00 TL’nin taahhüdün yerine getirilmesinin gecikmesi nedeniyle yapıldığını,

5. Taleplerinin TBK’nın 195 inci maddesi gereğince borcun üstlenilmesi şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini,

6. Müvekkilinin 200.000,00 TL’yi aldığında başkaca bir alacağı kalmadığına dair bir beyanda bulunmadığını, bunun olsa olsa müvekkilinin zararından mahsup edileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Uyuşmazlığın, taşınmaz satış taahhüdüne dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olduğu,

2. Davacı vekilinin, dava konusu taşınmazın müvekkilinin taşınmazının kamulaştırılmasına karşılık olarak davacıya belirli bir bedelle satışının vaat edildiğini ancak vaat edenin vaadini yahut taahhüdünü yerine getirmediğini iddia ettiği,

3. Taşınmazların satışı vaadini içeren bu tür sözleşmelerin bir şahsi hak doğurmaları için resmi şekilde yapılmaları gerektiği,

4. Bunun yanında iki taraf bir araya gelip icap ve kabul şeklindeki iradelerini açıklamadan resmi şekil şartına bağlı bir sözleşmeden de bahsedilemeyeceği,

5. Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazım olduğundan (TTK. m. 20/II), davacı şirketin çok kıymetli bir taşınmazının kamulaştırılması konusunda uzlaştığını ve bunun karşılığında geçerliliği bulunmayan bir satış vaadi/taahhüdü sözleşmesi yaptığını ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği,

6. 16.02.2011 tarihli uzlaşma tutanağında dava konusu taşınmazla ilgili bir kayıta yer verilmediği,

7. Dava konusu taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olmadığından tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığı,

8. Davacı tarafın sanki ortada geçerli bir sözleşme varmış gibi ikinci kademede tazminat talebinde bulunduğu,

9. Geçersiz bir sözleşmeden kaynaklanan hükümlerin yerine getirilmesinin talep edilemeyeceği,

10. Tarafların birbirlerine verdiklerini ancak haksız iktisap kurallarına göre geri isteyebileceği,

11. Davacı tarafın davalı kuruma bir şey vermediği gibi davalının sebepsiz zenginleştiğinin de ileri sürülmediği,

12. Davalı kurum tarafından kamulaştırma ve taahhüt işlemlerinden sonra davacıya 100.000,00 TL ilave ödeme yapılmış olup ilk derece mahkemesinin ikinci kademedeki istekleri reddetmesinin yerinde olduğu,

13. Mahkemece esas itibari ile hukuka uygun karar verilmiş ise de nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacının tapu iptali ve tescil davasının ve kademeli istek olan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taahhüdün satış vaadi sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceğini,

2. İlgili taahhüdün esas itibariyle vekil edeninin zararının giderilmesine yönelik olduğunu,

3. Söz konusu belgenin davalı tarafın tek taraflı irade açıklamasına yönelik olup hiçbir şekil şartına bağlı olmadığını,

4. Davalının tüzel kişi olarak kabul edilemeyeceğini,

5. Davalı OSB’nin bir limitet şirket ya da anonim şirket gibi olmadığını,

6. Vekil edeninin basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini,

7. Davalının söz konusu belge ile borç ve taahhüt altına girdiğini,

8. Müvekkilinin bu belgeye güvenerek kamulaştırma konusunda uzlaşmaya vardığını,

8. Uzlaşma tarihinde davalıya ait olmayan bir taşınmazın uzlaşma tutanağında yer almasının mümkün olmadığını,

9. Kamulaştırma işlemi sonrası vekil edenine ilave ödemeler yapıldığını ve bu ödemelerin verilen zararı karşılamadığını,

10. Nispi vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı, Borçlar Kanunu’nun 213 üncü (Türk Borçlar Kanun’u 237), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesi ve Noterlik Kanunu’nun 60 ıncı maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmi şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer verilemez ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil edemez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir.

3. Resmi şekilde düzenlenmemiş olan ve geçerli olmayan tapulu taşınmaz satış sözleşmesine istinaden tapu iptali ve tescil talep edilemez.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.