Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8176 E. 2023/754 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8176
KARAR NO : 2023/754
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, bir kısım davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılardan SGK Başkanlığı vekili ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi Taner Kanberoğlu’nun oğlu ve tek mirasçısı olduğunu, 11.07.2017 tarihinde vefat eden murisin yüksek miktarda vergi, prim borcu ile idari para cezalarının bulunduğunu ve terekesinin bu nedenlerle borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan İstanbul ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili cevap dilekçesinde; murisin müvekkillerine değil; dava dışı Silivri, Tepecik ve Körfez Vergi Dairelerine borcunun bulunduğunu öncelikle husumetten davanın reddedilmesini, aksi halde esasa girilip terekeye yönelik aktif ve pasif araştırmasının yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalılardan SGK vekili cevap dilekçesinde; yersiz olarak açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2021 tarih, 2021/199 Esas ve 2021/344 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Akbank T.A.Ş. vekili, SGK Başkanlığı vekili, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı …A.Ş. vekili, mahkemece sadece murisin ölümü tarihi itibari ile araştırma yapıldığını oysa ki murisin vefatından önceki 5 yıl için araştırma yapılması gerektiğini ancak mahkemece bu araştırmanın yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı SGK vekili, mahkemece mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için yeterli araştırmaların yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili, murisin aczinin açıkça ve resmen tespit edilmediğini, mirasçıların mirası kabul edip etmediklerine dair bir davranışlarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını ve terekenin aktif ve pasifinin yeterince araştırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 04.10.2021 tarih, 2021/1340 Esas ve 2021/1218 Karar sayılı kararında, murisin vefat tarihi itibari ile malvarlığı araştırması yapıldığı, murisin terekesinin borca batık olduğunun anlaşıldığı, davalılardan Akbank T.A.Ş. vekilinin murisin vefatından önceki son beş yıl içinde mirasçılarına verdiği malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş ise de böyle bir malvarlığının olduğunun tespit edilemediği, öte yandan bu hususun yargılama aşamasında ileri sürülmeyen husus olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının tamamının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK Başkanlığı vekili ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. SGK vekili, kararın eksik araştırma sonucu verildiğini, murisin ortak ve temsilcisi olduğu şirketin borçlarının bulunduğunu, terekeye ait taşınır taşınmaz malvarlığı araştırmasının başka şehirlerde de yapılması gerektiğini, murisin ölüm tespitinin yapılarak hastalık sonucu öldüyse ilk teşhis tarihinden itibaren araştırmaların yapılması gerektiğini, muvazaalı bir satışın yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ve banka hareketlerinin araştırılıp araştırılmadığına yönelik bir belirsizliğin olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekili, bölge adliye mahkemesinin, kararını eksik inceleme sonunda verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Yasal ve atanmış mirasçılar, murisin terekesinden müteselsilen başka bir deyişle kendi malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumludurlar. Bu nedenle kanun koyucu, mirasçılara onların yararına olarak bu sorumluluklarını ortadan kaldırabilecek birtakım müesseseleri kanunda belirlemiş olup bunlardan biri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ndaki mirasın hükmen reddi (hükmi ret) müessesidir. Kanun’un 605 inci maddesi, “(f.1) Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. (f.2) Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

2. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin murisin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının ölüm tarihindeki mevcut durum esas alınarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, murisin terekesinin aktif ve pasif kalemlerinin hesaplandığı görülmüştür. Bu raporda, murisin vefatı tarihi itibariyle mahkemece yapılan malvarlığı araştırmasında edinilen veriler tartışılmış olup muris terekesinin aktif kaleminin olmadığı, pasif kaleminin ise 3.511.502,64 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, murisin terekesinin borca batık olduğu sonucuna varılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan SGK Başkanlığı vekili ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı ortak vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden davalı kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.