YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8294
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; …Noterliğinin 12.12.1979 tarih ve 13979 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile tarafların ortak murisi Ahmet’in davacıların murisi …’e … ilçesi, 260 parsel sayılı taşınmazı satmayı vaat ettiğini, bedelin ödendiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunarak, satışın geçerlilik koşullarını taşımadığını, işlemin gerçekte bağış olduğunu, işlemin amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, tarafların ortak murisinin dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davacıların murisinin dava konusu taşınmazı satın almaya yetecek ekonomik gücünün bulunmadığını, satış bedelinin ödenmediğini, işlemdeki satış bedelinin çok düşük gösterildiğini, sözleşme tarihinden sonra da dava konusu taşınmazı tarafların ortak murisinin kullanmaya devam ettiğini, ortak murisin vefatından sonra davacılar murisinin 260 parsel sayılı taşınmazı mirasçı sıfatıyla kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında noterde resmi şekilde düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, satış bedelinin ödendiği, muris muvazaası iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazını tekrarla, davanın kabulüne ilişkin kararın eksik inceleme ile verildiğini, tarafların ortak murisinin sağlığında dava açılmamış olması ve ölümünden 35 yıl sonra eldeki davanın açılmış olmasının iyi niyete aykırı olduğunu, murise ait taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiğini, bu taksim gereğince davacılar murisinin dava konusu taşınmazı kullandığını, işlemin muris muvazaası olduğunu, satış vaadinin gerçekte bağış olduğunu, satış bedelinin ödenmediğini, tarafların ortak murisinin dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, davacıların murisinin dava konusu taşınmazı satın almaya yetecek mali imkânının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yasal koşulları taşıdığı, satış bedelinin tamamının ödendiği, muris muvazaasının kanıtlanamadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut ve re’sen belirlenecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22 nci maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdendir. Vaat alacaklısı taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle mülkiyet devir borcu yüklenen vaat borçlusunun edimini yerine getirmemesi, hâlinde edimin hükmen yerine getirilmesini mahkemeden isteyebilir.
2. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanunu’nun 81 inci maddesi uyarınca depo ettirilmelidir.
3. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak hâlinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması hâlinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.