Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8379 E. 2023/771 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8379
KARAR NO : 2023/771
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

Taraflar arasındaki çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan taksim sözleşmesi sonucu dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tescil edildiğini, davacı tarafından ihtarname çekilerek taşınmazın boşaltılması istenilmesine rağmen davalı tarafından taşınmaza haksız müdahalede bulunulduğunu iddia ederek müdahalenin men’i ve taşınmazın boşaltılmasına karar verilmesini talep etmiş, karşı dava yönünden sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle karşı davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, karşı davanın şartlarının oluşmadığını savunarak asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-karşı davacı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların aslında müvekkiline ait olduğunu, rızai taksim sözleşmesi yapıldığı tarihlerde davalının borçları dolayısıyla icra ve haciz tehdidi altında iken aslında davalının olan taşınmazın sonradan davalıya verileceği düşüncesiyle davacı adına tescil edildiğini, hile nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptalinin gerektiğini savunarak, şartları oluşmayan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Taşınmazların davacının hileli davranışları sonucunda onun tarafından iktisap edildiğini,

2. İnançlı işlem olarak dava nitelendirilse bile ferağ umudunun davanın açıldığı tarihte yitirilmiş sayılacağından zamanaşımının buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını,

3. Vekalet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğini,

4.Tarafların kardeş olmasından dolayı yazılı delil aranmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davanın kabulü karşı davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.