Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/839 E. 2021/2759 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/839
KARAR NO : 2021/2759
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16/05/2015 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen 11//02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sitenin çevre düzenlemesi konusunda müvekkilinin yetkilendirildiğini, yapılan tespitte davacı ile davalı arasında inşa edilen duvarda yer yer çatlaklar olduğunu, duvarın düzgün ve simetrik olmadığını ve yıkılma tehlikesi bulunduğunu, davalı tarafından yapılan duvarın düşük kotta olması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan duvarda eğilme oluştuğunu, davalı sitenin bu nedenle şikayette bulunduğunu ve ilgili Belediye tarafından duvarın tehlikeli olduğu ve yeniden yapılması gerektiği hususunun bildirildiğini, bu nedenlerle taşınmazlar arasındaki riskli duvarın yıkılması ve yeni duvarın yapılması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davayı davacı … yönetiminin müvekkiline yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı sitedeki tüm kat malikleri tarafından davalı taşınmazdaki tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, aktif ve pasif husumetin olmadığını bu sebeplerle husumet nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu nitelikte bir davanın açılabilmesi için kişinin o taşınmazda fiili hakimiyetinin bulunmasının gerektiği kabul edilmektedir. Bu fiili hakimiyetin, mülkiyet hakkına, sınırlı ayni hakka (intifa, sükna, irtifak gibi) veya kişisel bir hakka (kiracılık, ortaklık gibi) dayanması gerekmektedir. Söz konusu davanın açılması amacıyla, … yetkilisi sıfatıyla taşınmazda kat maliki olan … tarafından avukata vekaletname verilmiştir.
Davada, davalı olarak “…” gösterilmiştir. Site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığından, davalı olarak gösterilmesi mümkün değildir. Dava bütün kat maliklerine yöneltilmelidir. Site yönetimi aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirdi.
Davanın, belirtilen sebeple reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, davacı … yönetiminin tüzel kişiliği olmadığı, kat malikleri kurulu tarafından bu davayı açmak üzere açıkça yetki verildiğine ilişkin bir kararın da bulunmadığı, muhasip üye tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin davanın reddine yönelik gerekçesi doğru değil ise de hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.