Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8393 E. 2023/409 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8393
KARAR NO : 2023/409
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada elatmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu 18 No.lu bağımsız bölümü davalıdan satın aldığını, davalıya taşınmazın tahliyesi ihtarname gönderdiğini, davalının ihtarnameye verdiği cevabında taşınmazı Kasım 2018 tarihine kadar kullanmaya devam edeceğini ve satışın kiracı olarak kullanmaya devam edeceği yönünde anlaşma ile yapıldığını, kira bedelinin satış bedelinden mahsup edildiğini bildirdiğini, ancak müvekkilinin bağımsız bölümü kullanmak amacıyla satın aldığını ve kira sözleşmesi bulunmadığını belirterek, elatmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 25/04/2019 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 3.066,66 TL olarak güncellemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı tahliye edeceği tarihe kadar kiracı olarak kullanması hususunda davacı ile anlaştığını, bu hususu değerlendirerek satış bedelinde indirim yaptığını, ancak davacının müvekkiline 13/08/2018 tarihinde taşınmazın tahliyesi için ihtarname gönderdiğini, davacıya cevaben gönderilen 27/08/2018 tarihli ihtarname ile satışın 2018 yılı Kasım ayının ilk haftasına kadar kiralama şartıyla gerçekleştiğinin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının elatmanın önlenmesi istemine ilişkin taşınmazın dava sırasında tahliye edildiği anlaşıldığından, hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil isteminin kabulüyle, 3.066,66 TL’nin (100,00 TL’sinin 15/09/2018 dava, kalan 2.966,66 TL’sinin ise 25/04/2019 ıslah tarihinden itibaren) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ecrimisile hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ecrimisil talebinin kira ilişkisi nedeniyle reddi gerektiğini, kira bedelinin taşınmaz devrinde satış bedelinden indirim yapılarak ödendiğini, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davacı tanığının menfaat sahibi olduğundan tanıklık edemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının belli bir tarihe kadar oturma şartıyla taşınmazın devrini yaptığı ve kira bedelini satış bedelinden mahsup ettiğine yönelik savunmanın soyut olup usul hükümlerine uygun delillerle ispat edilemediği, davacının TMK.nın 683 üncü maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği dikkate alınarak ve yargılama sırasında taşınmazın tasarrufuna son verildiğinden elatmanın önlenmesi istemine yönelik davanın konusuz kaldığı gözetilerek yazılı şekilde elatmanın önlenmesi istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına ve uzman bilirkişi tarafından bilimsel verilere uygun denetime elverişli rapor ile tespit edilen ecrimisilin yazılı şekilde tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi,
2.3. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
2.4. 20 Kasım 2021 tarihli 31665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.